BursaRayda yanlıştan doğruya dönüş – Erdem Saker

BursaRay Emek hattının işletmeye açılmasıyla, hattın yapım şekli üzerinde süregelen tartışmaların son bulacağını umarken devam etmesi beni tekrar BursaRayda doğru/yanlış irdelemesi yapmaya itti. Tartışmayı İMO Bursa Şubesi Başkanı Necati Şahin, Belediye Başkanı Recep Altepenin, Üniversite hattında yaptıkları güzergah değişiminden sağladıkları tasarruf ile Emek Hattını bedavaya getirdikleri yolundaki beyanlarına karşı tavır koyarak başlattı, Recep Altepe de Emek Hattının açılış töreninde, hem Bursa halkının, hem de işi yapan yüklenici firmanın üst düzey yetkilileri önünde, yaptıkları proje değişikliği ile, aynı ihale bedeli içinde bu bölümün yapıldığını vurguladı. Aslında ben bu değişiklik sürecinin başlatıldığı bölümde yer aldım ve belki de değişikliğin yapımına neden olanlardan biri oldum. Şöyle ki; Üniversite hattının yapımı başladığında, Üniversite içinde güzergahın değiştirildiğini, Teoman Özalp ve benim dönemimde yapılarak DLH tarafından onaylanan projede yer alan satıhtan giden hat yerine, Üniversitenin içine girmeyi hedefleyen bir güzergah üzerine tünel yerleştirildiğini öğrendiğimden itibaren itirazlarım başlamıştı. Recep Altepe göreve başladığında konuyu kendisine aktardım, teknik ekibi ile birlikte yerinde yaptığımız incelemede, kendilerine yapılan değişikliğin yanlışlığını gösterdim, benim güzergah değişimine tepkimi haklı buldular ve değişim süreci böyle başladı. Tabii bu değişikliğin oturtulacağı iki köşe taşı vardı, bunlardan biri ve kolay olanı yeni güzergaha ait uygulama projesinin yapımı idi ki, proje firması konuyu halletti. Zor olanı ise, İMO Başkanın da basın toplantısında vurguladığı gibi, anahtar teslime dayalı bir sözleşmede bu değişimi sağlam bir temele oturtabilmek idi, bu sağlam temel, sözleşmenin yapısı nedeniyle, ancak ve ancak tarafların karşılıklı anlaşmasıyla atılabiliyordu. Bu değişim sürecini izlerken, değişim projesinin yapıldığını, değişimin doğuracağı keşif düşüşünün hesaplandığını ve tarafların anlaşmak için masaya oturduklarını öğrenmiştim. Değişimin sağladığı maliyet azalmasının, sözleşme fiyatlarıyla, takriben 23 milyon Euro olduğu, bu farkın öncelikle Üniversite Hattının Görükleye uzatılmasında kullanımının düşünüldüğü, ancak serbest kalan bu miktar anılan uzatmaya yetmediği bilgisini almıştım. O zaman OSB Hattına dönüldüğünü, elde edilen söz konusu keşif azalması içinde, Korupark yeraltı istasyonu ile, Emek yerüstü istasyonundan oluşan, 2233m. boyundaki uzatmanın yapılabileceğinin anlaşılması üzerine, tarafların masaya oturarak anılan sözleşme içeriği değişim anlaşmasını imzalandığını biliyorum. Bu çalışmalar sürerken, ben sayın Başkan ve ekibini, Emek istasyon yerinin, Renault fabrikasının önündeki otopark hizasında yapılmasının, park&ride sisteminin işlerliği açısından çok daha etkin olacağı konusunda ikna etmeye çalıştım, ancak sonradan sözleşmesel bir sorunla karşılaşmamak için 23 milyon Euro farkı doldurmada dikkatli olduklarını anladım.

Bu arada Belediyemizin sözleşme uygulamaları ve ödemeler ile ilgili olarak sürekli Sayıştay Denetimide olduklarını unutmamak gerekli, bu denetimin ne derece sıkı olduğunu anlamanız açısından, Sayıştay Denetçilerinin para biriminin kuruş olduğunu söylemem yeterli olur herhalde, 23 yıllık DSİ Bölge Müdürlüğüm ve de 5 yıllık Başkanlığım süresince o kuruşların hesabını veren bir kişi olarak, Sayın Başkanın attığı her imzanın gerisinde nasıl hatasız bir oluşumun gereğini, yaşayarak bilenlerdenim. Böylesine sıkı bir denetim mekanizması içinde Sayın Başkanın kuruş hata yapma şansı yok, bu nedenle çok dikkatli hesaplanan farkın, yapılan Emek Hattı eklentisinde, sözleşme koşullarına uygun olarak cent bazında harcandığına inananlardanım. Aslında Üniversite hattında yapılan proje değişikliğine, daha doğrusu onaylı kati projeye dönüşe, sadece bir para tasarrufu olarak bakamayız, çok daha önemli olan, Üniversite Hattının önünün kilitlenmesinin önlenmesidir. Eğer tünelle Üniversitenin içine girilseydi, hat orada bitecek idi, ilerde bu hattı Üniversitenin içinden Görükleye ve ileriye uzatmak imkansız olacak idi, oysa bugün işletmede olan hattın önü açıktır, Üniversite son durağından, Üniversite içindeki yaşamı etkilemeden veya altından kalkılmayacak boyuttaki tünel maliyetlerine girilmeden, hat istenildiği kadar uzatılabilir, bu da göz ardı edilemeyecek bir değişim gereğidir. Üniversite Hattının İzmir yolundan geçirilmemesinin yanlış olduğu iddiasına gelince, bu konunun dönemimde, kati proje yapımı sürecinde çok dikkatli irdelendiğini vurgulamak isterim. Şöyle ki; Dönemimde uygulamaya soktuğumuz ve Bursa Anayasası olarak adlandırılan Çevre Düzeni Planında, İzmir yolunun Çalı tarafı, Korunacak Tarım Alanı olarak tanımlanmış, DSİ bu alanın sulanması için Çalı ve Kayapa göletlerini inşa etmiş ve dolayısıyla yolcu yoğunluğu çok zayıf olan bir bölge olarak tanımlanmıştır. Buna karşılık, gene dönemimde yeni yerleşim alanı olarak açılan Özlüce-Ertuğrul Kent bölgesinin, Beşevler-Üniversite istasyonları arasında, yüksek yolcu yoğunluğu üreteceği dikkate alınarak hat İzmir yolundan içeri çekilmiştir. Aslında bu hattın çok etkin bir işlevi de, gene dönemimde, planlanan 40bin seyirci kapasiteli yeni stadyum-10bin seyirci kapasiteli kapalı spor salonu ve standart bir golf sahasından oluşan Batı Spor Vadisinin üreteceği yolcu yoğunluğunu taşımak olacak idi, ne yazık ki kentimizin geleceğine parlak ışıklar yağdıracak bu oluşum çöpe atıldı, ne zaman BursaRay Üniversite hattı önüme çıksa, bu yok edilişin acısını içimde hissederim. Sonuç olarak, BursaRay Üniversite Hattı ihale içeriğinde yapılan akılcı bir değişimle, hem hattın gelecek yıllarda uzatılmasının önü açılmış, hem de elde edilen maliyet düşüşü ile, Mudanya istikametinde, OSB ve Emek ulaşımları için etkin olan 2233m. uzunluğunda ek hat elde edilmiştir. Kanımca, bir Bursalı olarak yapılan uygulama için, teşekkür etmemiz gerektiğini, düşünüyorum…

Kaynak: Ekohaber – Erdem Saker

Benzer haberler:

Yorum Yaz

122 / 1,552