Hızlı trene vagon üreten Asaş gözünü Ortadoğu ve Avrupa’ya dikti

Akıllı sayaçtan hızlı tren vagonuna, otomotivden turizme birçok sektörde faaliyet gösteren Asaş Holding’in Başkan Yardımcısı Mehmet Fatih Yalçınkaya, “Yakında rüzgar enerjisi santrali yatırımlarımız da başlayacak. İçme suyu işinde de iddialıyız. Türkiye’nin yanısıra Ortadoğu, Balkanlar ve Avrupa için de hızlı tren vagonları üreteceğiz” diye konuştu

ASAŞ Holding’in Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı 42 yaşındaki Mehmet Fatih Yalçınkaya. Asaş Holding’in en bilinen faaliyet alanı otomobil filtreleri. Türkiye’nin bu alandaki en büyük üreticisi olan şirket son dönemde farklı alanlara yaptığı yatırımlarla da dikkat çekiyor. Hyundai ile 675 milyon dolarlık hızlı tren imalatını üstlenen Asaş, Gürpınar markasıyla da su sektörüne girdi. İştirakleri arasında Bodrum Güllük Limanı İşletmesi de olan holdingin güvenlik şirketi, spor tesisleri ve enerji sektöründe de yatırımları var.

6 çocuklu bir ailenin son çocuğu olarak dünyaya gelen Diyarbakırlı Yalçınkaya, Karadeniz Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu. Asaş’ın İskenderun’daki fabrikasında mühendis olduktan sonra İstanbul’a gelen Yalçınkaya, Asaş’ın atılımlarını anlattı.

– Asaş Türkiye’deki otomobil üreticilerinin en iyi bildiği şirketlerden biri. Siz farklı markalara filtre üretiyorsunuz. Nasıl kurulmuş şirket?

Geçmişimiz otomotiv sanayiinde. Şirketimiz İskenderun’da 4 ortakla kurulmuş 1969 yılında. Alanında ilklerden. 1988 yılında hisselerinin büyük kısmını Saffet Çerçi alıyor. Ortağı da Ahmet Göçmen. Ahmet Bey 3 yıl önce vefat etti. Başkanlığı Saffet Bey yürütüyor. 1980’li yıllarda yedek parçacılıkla işe başlanılıyor. 1996’dan sonra farklı sektörlere giriliyor. 1998 yılından sonra ASAŞ Filtre Türkiye ve dünyada tanınan bir marka oluyor.

Yılda 15 milyon filtre

– Kaç ülkeye ihracatınız var? Türkiye’deki büyüklüğünüz ne kadar?

55 ülkeye ihracatımız var. Türkiye’de alanımızda en büyük biziz. Yılda yaklaşık 15 milyon adet filtre üretiyoruz. Cirosal anlamda 60 milyon dolarlık bir değerden söz ediyoruz. Büyümeye de devam ediyoruz. İki yerimiz İskenderun’da, bir yerimiz de Arifiye’de.

– Kaç kişiye istihdam sağlıyorsunuz?

1.500’e yakın çalışanımız var. Filtre bölümünde 800 personelimiz var. Biz güçlü bir oyuncu olmayı amaçladık. Dünyada rakip çok. Alman rakiplerimiz var. Hatta onlar bir ara Türkiye’de patentli üretim yaptı ancak şu anda yok.

– Asaş Filtre’yi birara Almanlar almak istemişlerdi değil mi?

Evet, Mahle gibi çok büyük Alman şirketlerle masaya oturduk ama fiyatta anlaşamadık ve satmaktan vazgeçtik.

– Ve yeni sektörlere girdiniz… Su sektörü, spor tesisleri…

Rahmetli Sabancı’nın dediği gibi yumurtaları farklı sepetlere koymak lazım. Biz de öyle yaptık. Biz parayı hep yatırıma istihdama yöneltme prensibindeyiz. Dönem dönem Türkiye’de otomobil dibe vurdu. Krizler sektörü çok etkiledi. 4 yıl önce bizim filtre ihracatımız sıfıra düştü. Çok zor günlerdi. O günlerde Sporium’lar bize destek oldu. Grubumuzun spor kompleksleri de çok güçlü.

Spor artık ihtiyaç

– O yatırımları ne zaman yapmıştınız?

1992 yılından beri Bostancı Sporium bizim. 2007yılında da Akatlar’da yeni bir yer kuruldu. Ataşehir’de de yeni bir Sporium açacağız. Sporiumlarda 10 bine yakın üyemiz var. Ataşehir’deki tesisisimize 8 bin üye kaydetmeyi hedefliyoruz. Artık herkes spor yapıyor. Eskiden spor hobiydi şimdi ihtiyaç.

– Spor tesisleri son dönemde hızla arttı. Siz bu alana girmeye nasıl karar verdiniz. Çok farklı bir alan.

Biz ekip olarak sporla ilgiliyiz. Yönetim Kurulu Başkanımız Saffet Çerçi ilk yatırımı yaptı. Türkiye’de de bilinç arttı bu konuda. Çok tecrübe ettik. Yalnızca spor alanında değil başka yatırımlarımız da var. Güllük Limanı’nın ortağıyız.

Su sektöründe iddialıyız

– Bir de su sektörüne girdiniz. Bu sektörde hedefiniz nedir?

Gürpınar markasını aldık. Orada küçük bir ortağımız da var. Biz su sektöründe de iddialıyız. Tüm makineleri, ekipmanları yeniledik. Kaynağımız çok güçlü. İsim haklarını aldık. Gürpınar önemli bir noktaya gelecek. Hedefimiz Erikli’nin yükselişini yakalamak. Şu anda hali hazırda bazı markalara su veriyoruz.

– Hangi markalara?

Mesela Kipa… 60 milyon liralık hacme ulaştık su sektöründe. Kaynağımızın çok büyük bir bölümünü henüz kullanmadık. Pet şişeden, damacanaya kadar her üretime giriyoruz. Ayrıca kullan at ürünlerimiz de olacak.

– Şu sıralar çok konuşuluyor damacana yerine kullan at şişeler… Artacak mı kullan at şişeler?

Dönüşümsüz damacana üretimine giriyoruz. Kullan at şişe dediğimiz o üretim.

– Pet şişeden ne farkı var? Hem pet şişelerin hem de damacanaların sağlıklı olup olmadığı tartışılıyor…

Hepsi aynı maddeden yapılıyor. Biz bu sektöre girmeden önce çok araştırma yaptık. Herkes aynı maddelerden üretim yapılıyor. 19 litrelik yapıyorsunuz, bildiğiniz damacana uzun süre kullanımlık, biz bunun yanısıra kullanıp atılanlarını da yapacağız. Sağlık konusuna gelince, aslında bir şeyi doğru yapıyorsanız korkmayın. İstismar edilmiyorsa sorun yok. Doğru kullanılıyor, denetimler yapılıyor ve iyi yıkanıyorsa sorun yok.

– Kullan at şişeler ve cam daha sağlıklı damacanalardan…

Cam ve kullan atlar evet daha sağlıklı. Camın maliyeti çok yüksek. Türkiye’de çok büyük bir nüfus musluk suyu tüketicisi. Su sektörü Türkiye’de her yıl yüzde 10 büyüyor. Daha da büyüyecek. 326 su firması var. Biz öncelikle Marmara Bölgesi’nde ciddi yapılanmaya girdik.

RES yatırımımız olacak

– Enerji sektörüne de adım attınız? İleride bu alanda adınızı daha çok mu duyacağız?

Çok önemli bir konu enerji. Niyetimiz enerji üretmek öncelikle de ürettiğimiz enerjiyi kendi fabrikalarımızda kullanmak. Bazı HES’leri gezdik. Şu anda HES yatırımımız yok. Ama bakıyoruz. Çatalca’da rüzgar enerji santralleri (RES) yatırımımız olacak. Çatalca’da 200 dönümlük bir arazi üzerinde yatırım yapacağız. Elektrik alıp satın alma lisansını da aldık. Enerji satın alma konusunda yurtdışı yatırımlarımız da olacak. 2012 yılında 100 milyon dolarlık bir büyüklük hedefledik.

Türkü albümü çıkardı

– Albüm çıkarmışsınız. Müzik hobinin ötesine geçmiş gibi hayatınızda…

Müziği seviyorum. Şan dersleri aldım. Çocukluğumdan beri bana ‘sesin güzel’ denir. Çevremdekiler beni gaza getirdi ve albüm yaptım. Fena da satmadı. Ama satayım, tanınayım diye bir amacım yoktu. Hobi dedik, cd sattım. Benim bir beklentim yok bundan ama hobi olarak çok seviyorum.

Vagonları Adapazarı’nda Hyundai ile ortak üretiyoruz

– Yumurtayı farklı sepetlere koyalım derken gerçekten de çok farklı alanlara yönelmişsiniz. Bir de güvenlik şirketiniz var? Tam olarak hangi hizmetleri veriyorsunuz bu alanda?

Türkmenistan’da bu alandaki en büyük işi aldık. Türkiye’de de hizmet veriyoruz. Aynı şirketimiz akıllı sayaç üretimi yapıyor. Bu sayaçların en önemli özelliği şu: Biliyorsunuz bu alan özelleştiriliyor. Yeni dağıtım şirketleri oldu. Biz farklı şirketlerle masaya oturduk. Kaçağın önlenmesi gibi konuları bizim şirketimiz üstlenecek. Sayaç üretimimizi de İsrail ve Rusya’dan aldığımız teknolojilerle yapıyoruz.

– Yatırımlarınız içinde en dikkat çekici olanı da hızlı tren projeleri. Hızlı trenler için vagon üretimine nasıl başladınız?

Güney Korelilerle ortağız. Adapazarı’nda fabrikamız var. Hızlı trenlere vagon üretiyoruz. İhale açıldı, bir konsorsiyumun içine girdik. Hyundai ile birlikte kurduk fabrikayı. 2006’da açıldı fabrikamız. TCDD de ortağımız. Buraya Güney Kore’den getiriliyor vagonlar, burada parçalar birleştiriliyor, döşeniyor.

Uzakdoğu sporlarına meraklıyım

– Uzakdoğu sporları yapıyormuşsunuz? Dövüş, saldırı sporları mı?

Krav Maga ve Wing Chuu yapıyorum.

– Bunlar nedir?

Krav Maga genelde MOSSAD ajanlarına öğretilen bir dövüş tekniği. Bunun tek hocası var Türkiye’de ondan ders aldım. Wing Chuu saldıranın gücünü kullanmaya yönelik bir spor. Hızla ilerliyorum bu sporlarda. Eğer İstanbul’daysam haftada 4-5 saat yaparım.

– Siz Asaş’a nasıl girdiniz?

Üniversiteyi bitirdiğimde makine mühendisi olarak girdim gruba. Saffet Çerçi’yle akrabayız, kendisinin yeğeniyim. Saffet Bey hem ticaret hem de siyasete atılmıştı o dönemde de. Üniversite sonrasında filtre fabrikasında makine mühendisi olarak çalıştım. 5 yıl orada mühendislik yaptıktan sonra 1998 yılında İstanbul’a gelip işlerin başına geçtim.

İstanbul Metrosu için 96 vagon yaptık

– Bugüne kadar kaç vagon yaptınız?

İstanbul’daki metro hattına 96 vagon yaptık. Ayrıca yeni bir ihale kazandık. 440 setlik ihaleyi aldık.

– 440 set kaç vagon demek?

Her sette 8 vagon oluyor. Hızlı tren projeleri hızla yapılıyor. Vagon üretimi niş pazar. 2016 yılına kadar çok işimiz var bu alanda. Bu arada biz yalnızca TCDD’ye değil Ortadoğu, Balkanlar ve Avrupa’ya da vagon üretmek istiyoruz. Biz malzemeleri şu anda büyük oranda yurtdışından getiriyoruz ama yavaş yavaş üretime de girdik. İtalyanlarla ortak bir şirket kurduk. Kapı üretiyoruz. Metro vagonlarındaki açılır kapanır kapıları yapmaya başladık. Kapı dışında başka ürünler de üretmeyi amaçlıyoruz. Mavi Ray şirketimizde de bakım onarım işlerini yapıyoruz. Filtrecilikten demiryolculuğa geçtik diyebilirim.

Gazete Vatan – Elif Ergu

Benzer haberler:

Yorum Yaz

133 / 1,970