Bakan Binali Yıldırım’ın B planını açıkladı : Üçüncü Köprü, nükleer modeli ile yapılacak

İstanbul’a 3. Köprü yapımını da içeren Kuzey Marmara Otoyolu ihalesi, şartname alan 18 firmadan hiçbirinin teklif vermemesi üzerine iptal edildi. İhale Komisyonu Başkanı İhsan Akbıyık, ihaleye teklif gelmediğini ve ihalenin iptal edildiğini açıklarken, bundan sonra izlenecek yönteme Ulaştırma Bakanlığı’nın karar vereceğini söyledi. Öte yandan dün sabah saatlerinde, ihale için şartname alan 18 firma arasında öne çıkan Astaldi, STFA, Varyap ve Cengiz İnşaat şirketlerinin, projeye finansman bulmaktaki zorluklar nedeniyle çekildiklerini açıklaması şaşkınlık yarattı.

Finans bulmak zor

İhale için şartname alan yerli ve yabancı çok sayıda firmanın teklif vermeme gerekçesi ise küresel finans krizi oldu. Avrupa’da devam eden finansal kriz nedeniyle finansman bulmakta yaşanan zorlukların, firmaların önünü kapattığı belirtiliyor. İhale için, Japonya’dan Obayashi, Mitsubishi, Itochu ve IHI, İtalya’dan Astaldi, Rusya’dan Moskovskiy Metrostroy ve NPO Mostovik, Avusturya’dan Stradag, İspanya’dan FCC Construction, Türkiye’den ise Mapa İnşaat, Cengiz İnşaat, Park Holding, Varyap, Yüksel İnşaat, Kolin İnşaat, Nurol İnşaat, STFA ve Gülsan İnşaat’ın yer aldığı 18 firma şartname almıştı.

Ankara moral bozmadı

Ancak ihalenin iptali ihtimaline karşı Ankara’nın hazırlıklı olduğu da yine aynı dakikalarda ortaya çıktı. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, “Teklif gelirse ne alâ, gelmezse kara kara düşünecek değiliz, B planına geçeriz” diye konuştu. Sabah saatlerinden itibaren Bakanlık, İhale Komisyonu ve şirketler üçgeninde ihale süreciyle ilgili sürpriz gelişmeler yaşanırken, Bakan Yıldırım’ın söz ettiği ‘B planı’ merak konusu oldu. İhalenin iptalinin ardından da Hükümetin, küresel finansal sorunlar nedeniyle bundan sonra projeyle ilgili ihaleye çıkma niyetinde olmadığı, ancak nükleer santralde olduğu gibi, 3. köprü ve otoyol projesinin “milletlerarası anlaşma”yla doğrudan yaptırılması üzerinde durulduğu öğrenildi.

Nükleer model masada

Edinilen bilgilere göre, İstanbul Boğazı’na kurulacak 3. Köprü ve otoyol projesi için masadaki en ağırlıklı çözüm nükleer modeli olarak ifade ediliyor. Türkiye’nin Akkuyu’ya yapılacak nükleer santral projesinde uyguladığı, “milletlerarası anlaşmayla” projenin doğrudan bir yabancı ülkeye verilmesi, sözkonusu projenin hayata geçebilmesi için en rasyonel çözüm olarak görülüyor. Bilgi veren kaynaklar, nükleer santral için yapılan ihalelerin başarısız olduğunu ancak bunun ardından nükleer santralden vazgeçilmediğini ve Rusya’yla bir milletlerarası anlaşma imzalanarak projenin doğrudan Rusya’ya verildiğini hatırlattılar. Bunun ardından kurulan Rus Akkuyu NGS şirketiyle projenin başladığına dikkat çektiler. Söz konusu 3. Köprü projesi için de istekli ülkeler olduğunu vurguladılar.

Japonlar istekli görünüyor

Öte yandan geçtiğimiz Cuma günü Ankara’ya gelerek Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Başbakan Erdoğan’la görüşen Japonya Dışişleri Bakanı Koichiro Gemba’nın gündemindeki konulardan birinin Kuzey Marmara Otoyol ve Köprü Projesi olduğu ifade ediliyor. Akkuyu’da Rusya’yla yapılan anlaşmanın bir benzerini, Sinop’a yapılacak nükleer santral için Japonya’yla imzalama görüşmeleri sürerken, Japonya’nın 3. köprü ve otoyol ihalesi için de istekli olduğu belirtiliyor. Ancak bu tür büyük projelerin ‘diplomatik’ açıdan da değerlendirildiğini, diplomatik nedenlerle başka ülkelere de yeşil ışık yakılabileceği belirtiliyor.

Akkuyu’da ne olmuştu?

2008 krizinin gölgesinde yapılan Akkuyu Nükleer Santral ihalesi 4 kez tekrarlanmış ancak başarısız olmuştu. Ancak hükümet, son iptalin ardından bu süreci daha fazla uzatmadı ve Rusya’yla 13 Mayıs 2010 tarihinde Mersin Akkuyu’da 4800 MW kurulu gücünde bir nükleer güç santrali kurulmasına ilişkin uluslararası anlaşma yaptı. Hükümetin, böyle bir projede ihale sürecini ortadan kaldıran bu yöntemi seçmesi çok eleştirildi. Ancak bu karar, “Mevcut piyasa koşulları ve küresel finans sorunları nedeniyle, ihale yoluyla nükleer santral yapılamaz” teziyle savunuldu. Uluslararası anlaşmalar, iç hukukun üzerinde olduğu için bu yöntemle Kamu İhale Kanunu başta olmak üzere çok sayıda yasal hüküm de devre dışı kaldığı için, süreç Hükümet için de hızla ve sorunsuz ilerledi.

Kaynak : http://haber.gazetevatan.com

Benzer haberler:

Yorum Yaz

133 / 1,546