Hafif raylı nereye gidiyor ?

Dünkü yazımın başlığı “Hafif Raylıdaki Ağır Çelişkiler”, konusu ise yolcu sayısındaki çelişik rakamlardı. Çelişkiler yolcu sayısıyla sınırlı değil; bilgi kirliliği hemen her konuda mevcut. Güzergahtan, maliyete kadar birbirini tutmayan açıklamalar gazete arşivlerinde, faaliyet raporlarında ve internet sitelerinde duruyor. Sistemin talihsizliği, Ondokuz Mayıs Üniversitesi’ne çıkacağının ısrarla ve inatla söylenmesiyle başladı. Çıkmayacaktı daha doğrusu çıkamayacaktı ama bu gerçek –ilgililerce pekala bilinmesine rağmen- halktan gizlendi. Hatta Başbakan’a bile yanlış bilgi aktarıldı ve onun dahi bu yanlış bilgiyi dillendirmesi sağlandı. Sistemin üniversiteye çıkamayacağı gerçeği, yıllar sonra Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri tarafından ‘Belediye Meclisi’nde şu sözlerle itiraf edildi: “Raylı sistemin eğim sorunu vardı. Belli bir eğimden sonrasına çıkamıyor. Üniversite dik bir noktada.” Baştan bilinmiyor muydu? Elbet biliniyordu ama -hadi kimseyi kırmayalım ve halk kandırıldı demeyelim- gerçek halktan gizlendi, diyelim.
Güzergahla ilgili yanlış bilgiler bundan ibaret değil. Şimdi bir de Başkan Yusuf Ziya Yılmaz’ın 10 Eylül 2010 günü söylediği şu sözlere bakalım: Sistem kendi kendini besler ise Gar Kavşağı’ndan Belediyeevleri’ne kadar uzatmayı düşünüyoruz. Tekkeköy’e kadar da ulaştırmayı düşünüyoruz. Üçüncü bir aşamada da üniversiteye ulaştırmayı hedefliyoruz. Bir sonraki aşamada da otogara ulaştırmayı amaçlıyoruz. Aşama aşama yapacağız. Şehrimizin olması gereken yerlerine 10 yıl içinde ulaştırmayı düşünüyoruz. Modern ulaşım sistemiyle trafik kirliğini ortadan kaldırmayı hedefliyoruz” dedi.”
Bu konuşmanın can alıcı noktası, “sistem kendi kendisini beslerse” ifadesinde gizli. “Gerçekle hayalin karıştığı ya da siyasi söylemin bilimsel gerçekleri örttüğü nokta ise “otogara ulaşma” noktası. Hem kentin güneyindeki eşiğin aşılması sorunu var hem de otogarın yolcu potansiyeli sorunu var. Genel Sekreter Kenan Şara onu da aynı meclis toplantısında dile getiriyor ve o yöne niye gitmediklerini, gitmeyeceklerini açıklıyor:
“Otogardaki yolcu taşımacılığı minimize olacak. Hızlı tren yapılması yönünde çalışmalar da var. Samsun’dan İstanbul’a kadar hızlı tren yapımı öngörülüyor. Vatandaş saatte 250 kilometre hızla giden treni seçecek. Otogar potansiyeli düşecek. Biz iyi ki otogarı sattık, kurtulduk. Şu an satsak dörtte bir fiyatı etmez.”
“Günaydın” desek ayıp mı olur? Sayın Şara bir hayal projeden vazgeçişi savunurken; o güne kadar kimsenin duymadığı ya da seslendirmediği bir başka hayal projeye Samsun-İstanbul Hızlı Tren Projesi’ne sığınıyor. Bir hayalden bir başka hayale hafif bir geçiş!
Aslında Başkan Yılmaz’ın hafif raylı sistem güzergahını kahvaltı masalarında ya da dost sohbetlerinde sık sık değiştirmesi, otogarla sınırlı değil. İki yıl önce bir grup esnafla yaptığı bir kahvaltıda hafif raylı sistemi Liman Kavşağı-İstiklal Caddesi- 56’lar ve Kılıçdede Camii güzergahından kent içine sokacağını da açıklamıştı.
Hafif raylı sistem batıda Taflan’a doğuda Tekkeköy’e gider mi gitmez mi, giderse nasıl gider bugünden belli değil ama en azından öyle yakın vadede gitmeyeceği çok belli. Bunu bizzat Başkan Yılmaz söylüyor ama biraz dikkat edilirse anlaşılacak tarzda söylüyor: “Takdir edersiniz ki bu büyük bir proje. Şu anda Gar istasyonu noktasından Belediyeevleri kavşağına kadar olan kısmı 2012 yılında projelendirerek, bu yıl içinde de inşaatını gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Havaalanında Taflan’a kadar raylı sistem zaman içerisinde 48 kilometrelik bir mesafeye ulaşacak önümüzdeki yıllarda. Tabi ki bu bir süreç gerektirir, kaynak planlanması gerektirir. Zamanla olacak bir iştir.”
“Kaynak planlaması ve zamana duyulan ihtiyaç” gayet net değil mi? Bundan akşamdan sabaha hafif raylı sistem manşetleri çıkarmak ya da hayalleri kurmak için biraz saf ya da fazla hayalperest olmak gerekmez mi? Bu konuşmada üzerinde durulması gereken husus şu: Gar-Belediyeevleri arasının 2012 yılında projelendirilmesi ve inşaatının aynı yıl içinde gerçekleştirilmesi. Asıl sorulması ve sorgulanması gereken bu. 2012’nin bitmesine şunun şurasında kala kala yetmiş gün kaldı.
Taflan-Tekkeköy hattı uzun vadeli bir plan açıklamasından ibaret. Yaptık yapıyoruz dedikleri şey, bu düşünceyi yeni hazırlanan imar planına 50 bin ve 5 binliklere işlemek. Bir bilgi notu: Samsun hafif raylı sistemi, 1980 tarihli Samsun Nazım İmar Planı’na işlendikten tam otuz yıllık sonra o da prematüre olarak işletmeye açılabildi.

Kaynak : www.habergazetesi.com.tr

Benzer haberler:

Yorum Yaz

124 / 2,526