Raylı Sistemlerde Asansör

Raylı Sistemlerde Asansör

Düşey Taşıma

Yolcu taşıyan herhangi bir raylı sistemde, hemen her zaman yolcuların alt geçit veya üst geçit
kullanmaları veya tene binmek için aşağıya inmeleri ve trenden indikten sonra yukarıya
çıkmaları, başka bir deyişle bir yükseklik çıkmaları veya inmeleri gerekli olmaktadır. Bu
durum hem yüzeydeki raylı yollar için, hem de yeraltındaki veya yukarıya yükseltilmiş yollar
için geçerlidir. Anahat treni veya metrolarda olduğu gibi belki bir ölçüde hafif raylı sistemler
için de aynı şey söz konusu olabilir.

istasyon tasarımı konusunu ele alırken, ne zaman sabit merdiven
yerine yürüyen merdivenlerin kullanılacağı konusu anlatıldı. Yine aynı bölümde, az
yolcusu olan uzak istasyonlarda bile engelliler veya zor yürüyen yolcular için asansör temini
gerektiği belirtilmişti.

Uygulamada, yeni bir raylı sistem tasarlarken, yoğun yolcusu olan istasyonlarda 5 m veya
daha fazla olan yükseklikleri inip çıkmak için, en azından çıkış yönünde, bir yürüyen
merdiven kullanmalıdır. 6 m ve daha fazla yüksekliklerde, az yoğun olan uzak istasyonlarda
bile, iniş ve çıkışlarda yürüyen merdiven sağlanmalıdır.

İlk Asansörlerin Geliştirilmesi
Asansörler, tekerleğin icadından beri çeşitli biçimlerde kullanılagelmiştir. Tekerleğin
icadından sonra, etrafına bir ip sarıp onu bir makara gibi kullanarak düşey yük taşıma işini
başlatmış olmalılar. Bu şekildeki bir sistemde ipin zamanla aşınarak haber vermeden yük
altında kopması mümkündür. Bu nedenle böyle bir sistem insan ve canlı hayvan taşımada
tercih edilmemiştir.

1830 ve 1840’lı yıllarda kaldırıcı sistemlerde, vinçlerde ve kaldırma platformlarında su
hidroliği kullanılmaya başlandı. Yirminci yüzyılın son yirmi yılında da halatla sarkıtılan
asansörler yaygınlaşmaya başladı. Bunun nedeni, ince çelik tellerden burulmuş düzgün
kaliteli sağlam halatların üretilmeye başlanması ve halat kopacak olursa asansörün düşmesini
engelleyen bir otomatik fren tertibatının geliştirilmiş olmasıdır.
1950’lerden sonra, hidrolik asansörler bazı özel uygulamalarda, temel olarak engelli yolcular
için, aşağı ve yukarı küçük yüksekliklerde çalışan küçük asansörlerde, tekrar kullanılmaya
başlandı.

Asansörlerin temel olumsuz tarafı, yolcuların asansör kabinini beklerken bir araya
toplaşmalarına, asansör çıkışlarında da grup halinde giderek yüksek yolcu akışlarına neden
olmasıdır. Başka bir olumsuz taraf da asansörün kat arasında bozulması durumunda yolcuları
kurtarmanın çok zor ve zaman alıcı olmasıdır. Gerçekten olumlu tarafı ise engelli ve tekerlekli
sandalye kullanan yolculara sağladığı kolaylıktır.

Yürüyen Merdivenlerin Geliştirilmesi
“Yürüyen bir merdiven” fikri on-dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru bu konuda çeşitli
patentler almış olan Jesse Reno, George Wheeler ve Charles Seeburger tarafından araştırıldı.
İlk çalışır yürüyen merdivenler Seeburger’in tasarımını esas aldı ve 1911’de Londra
metrosunun Earl’s Court istasyonunda kuruldu.

Bunu izleyen dört yıl içinde yirmi tane daha yürüyen merdiven kuruldu. 1920’lerin ortalarında
ise yürüyen merdivenler sıradan araçlar haline geldi.

Adsız
Metroda kullanılan ilk yürüyen merdivenlerden biri.

İki dünya savaşı arasında, eski asansörlerin yerini almak üzere pek çok yürüyen merdiven
kuruldu. O zamandan beri de yürüyen merdivenler yoğun yolcusu olan metro ve banliyö
hatlarında katlar arasında tercih edilen, yüksek hacimli yolcu taşıma kapasiteli taşıma araçları
olarak dünya çapında kullanılır oldu.

Yürüyen Merdivenlerle ve Asansörlerle Yolcu Akışı
İstasyon planlaması ile ilgili bilgi Bölüm 2’de verilmiş olmakla birlikte burada biraz daha
detay verelim. Cadde veya istasyon zemini seviyesinde, yol daha düşük bir düzeyde ise,
yolcular sabit ve düzenli bir oranda gelirler. Başka bir araçtan inerek gelme durumu tabii ki
farklı olacaktır.

Peron seviyesinde ise yolcular gelen trenden indiklerinde büyük gruplar halinde gelirler.
Yolcular asansörlere ve yürüyen merdivenlere sonlu bir hızla binebilirler. Asansöre binişte,
kabin yolcu seviyesindeyse biniş olabilir. Kabin yoksa, yolcular kapı önüne birikip kabin
bekleyecektir. Bu nedenle, istasyon tasarımında asansör önlerinde ve yürüyen merdiven
başlarında bekleyen yolcular için geniş sahanlık alanlarının sağlanması gerekir. Hem peron
düzeyinde hem de istasyon zemini düzeyinde yolcuların düşey taşınımı için engelsiz,
yeterince geniş sahanlıklar oluşturulmalıdır. Özellikle peron düzeyindeki sahanlığın geniş
olması gerekir.

Mümkün olduğu takdirde, perona ulaşım için iki alternatif erişim imkânı sağlanmalıdır;
böylece, makinenin birinin arızalanması veya geçici olarak kullanılamaması durumunda
diğeri kullanılabilir durumda olacaktır. Bu şekilde çoklu erişim çok derinde olamayan
istasyonlarda kolayca sağlanabilir, ancak tüp şeklindeki derin seviye istasyonlarda, her ne
kadar kaza sırasında hayati önemi olsa da, çok büyük yatırımlar gerektirir.
Yürüyen merdivenlerin kurulduğu inişlerde üç adet merdivenin yan yana bulunması tercih
edilir. Böylece, merdivenlerden biri hizmet dışı olsa bile diğer ikisi ile iniş ve çıkışlar
sağlanır. Yolcu akışının büyük dalgalar şeklinde olduğu zamanlarda, yürüyen merdivenin
hareket yönü değiştirilerek istenilen yönde taşıma kapasitesi arttırılabilir. Üçlü merdiven
düzenlemesiyle, yürüyen merdivenlerinin birinin yenilenmesi gerektiğinde diğer iki merdiven
hizmet vermeye devam edecektir.

Asansörler, mümkün olduğunca çiftler halinde kurulmalıdır. Böylece birinin servis dışı olması
durumunda diğeri kullanılmaya devam edecektir. Böyle bir yapı kat arasında kalan kabinden
diğer kabine yolcuların alınmasına da imkân verebilir.

Hizmet dışı olan bir yürüyen merdiven, taşıma kapasitesi üçte bire düşmüş olarak sabit
merdiven gibi hizmet vermeye devam eder. Ancak hizmet dışı olan bir asansörde, spiral
şeklindeki acil durum merdivenini saymazsak, taşıma kapasitesi sıfırlanmış olur.

Modern Asansörlerde Erişilebilen Akış Oranları

Yolcuların derin ve geniş asansörlerin yavaş ve verimsiz çalıştıkları şeklinde bir algıları
vardır. Böyle bir algı oluşmasının nedeni, genellikle asansör kabini için beklemek durumunda
kalınmasıdır. Başka bir neden de yolcuların asansöre girmelerinin tamamlanması ve ara
katlardaki iniş biniş duraklarının olmasıdır. Buna karşılık, yürüyen merdivenler sürekli olarak
hareket halinde olduklarından, yolculara binişte ve inişte sıfır bekleme süresi sunuyor
görünürler. Bununla da kalmayıp, yolcular isterlerse yürüyen merdivenlerden yukarı çıkarak
yolculuk sürelerini kısaltabilirler.

Asansörlerde yolcu akış oranı, kabin büyüklüğü, katlar arası yükseklik, hareket hızı ve iniş ve
binişlerde geçen süreye bağlıdır.

Örneğin, orta büyüklükteki modern bir istasyonda 32 kişilik bir kabin, biniş ve inişlerde 30
saniye beklemeyle, saniyede 1,5 m hızla hareket eder. 35 metrelik bir gidiş-dönüş asansör
yolculuğu yaklaşık olarak 1,4 dakikada gerçekleşir. Bu şekilde çalışan bir çift asansör ile
saatte 2750 yolcu taşınabilir.

Böyle bir kapasite ile çalışan asansörün yolcu akış kapasitesi ortalama dakikada 46 yolcu
demektir. Asansörler hem yukarı hem de aşağıya yolcu taşıdıklarından iki yöne de kapasite
aynı olacaktır.

Yürüyen Merdivenlerin Yolcu Akış Oranı

Yürüyen merdivenin her basamağında iki kişi bulunursa, teorik olarak dakikada 200 kişilik
maksimum taşıma oranına erişilebilir.

Ancak araştırmalar bunun pratikte, en yoğun kalabalıklarda bile mümkün olmadığını
göstermektedir. İnsanların kalabalık içindeki davranışlarında bazı psikolojik etmenlerin öne çıktığı ve insanların birbirlerine çok yaklaşmadığı, arada mesafe bıraktığı görülmektedir. En
kapsamlı test ve gözlemler, yolcuların istasyondan çıkarken acele ettikleri en kalabalık ve
stresli durumlarda bile, erişilecek en yüksek akış oranının dakikada 120 ve 140 kişi arasında
olduğunu göstermiştir.

Bu yüksek oranda bile, yürüyen merdivenin üst kısmında yolcuların rahatça ve güvenli bir
biçimde inebilecekleri genişlikte bir sahanlığın olması gerekir.
İstasyon tasarımında yürüyen merdivenlerin taşıma kapasitesi olarak en kötü durumda
dakikada 100 yolcu alınması önerilmektedir. Bunun anlamı, normal şartlar altında, yoğun
saatte bile, yürüyen merdivenin sadece bir tarafında ayakta duran yolcu olacaktır; diğer taraf
ise yürüyerek gitmek isteyenlerin geçmesine bırakılacaktır.

Adsız
Yürüyen merdivenler ve asansörler kullanan bir modern raylı sistem tasarımı

Yukarıda anlatılanların ışığında, bir yürüyen merdivenin taşıdığı ortalama yolcu sayısı, bir çift
asansörün taşıdığı ortalama yolcu sayısının iki katıdır. Belki bundan da önemlisi, yukarıya
çalışan iki yürüyen merdiven, yoğun saatte iki dakika ara ile gelen iki trenin her birinden
400’e kadar yolcuyu taşıyabilirken, yan yana dört asansör bunu kesinle yapamaz.
Yürüyen Merdiven Çeşitleri

Yürüyen merdivenler, merdivenin alt ve üst uçlarına yerleştirilmiş dişliler üzerinde hareket
eden iki sürekli zincirden oluşur. Basamakların kesitleri yaklaşık olarak üçgen şeklindedir.
Kenarlardaki köşelerde birer tekerlek bulunur. Üstteki tekerlekler zincire bağlıdırlar; alttaki
izleyici tekerlek serbesttir. Yanlarda oluşturulan bir ray sistemi, tekerleklerin merdivenin
kritik noktalarında ray dışına çıkmasına engel olacak şekilde tasarlanmıştır.
Tüm pratik amaçlar için, modern yürüyen merdivenlerin eğim açısı 30 derecedir.

Raylı sistemlerde kullanılan yürüyen merdivenler üç temel tiptedir:
• Hafif tip
• Yarı hafif tip
• Ağır yük hizmet tipi.

Hafif Tip Yürüyen Merdivenler

Hafif tip yürüyen merdivenler genellikle büyük mağazalarda ve alışveriş merkezlerinde
kullanılırlar. Yükseklikleri küçüktür. Hareket motoru, yer kazanmak amacıyla, merdiven içine
yerleştirilmiştir. Tüm parçalarına basamaklardan erişilir. Bu nedenle, bakım için trafiğin
olmadığı saatler seçilir veya kullanım dışına alınır.

Hafif tip yürüyen merdivenler raylı sistemlerde kısıtlı yerlerde kullanılırlar. Caddeden bilet
gişelerine iniş veya çıkışta kullanılabilirler. Alternatif bir merdivenin olduğu viyadük üst
geçitlere erişimde de kullanışlıdırlar.

Hafif tip yürüyen merdivenlerin kullanım ömürleri 15–20 yıl arasıdır. Tüm hareketli aksamı iç
kısmında olduğundan çok hızlı bir biçimde değiştirilebilirler.
Dünyanın çeşitli şehirlerinde metrolara erişim için bu tür yürüyen merdivenlerin kullanıldığı
yerlerde, bu merdivenlerin çoğunun servis dışı olduğu gözlenmiştir. Özellikle merdivenin üst
kısmının açık hava şartlarına maruz olduğu yerlerde çok sık arızalar görülür. Bu tür yürüyen
merdivenlerin çok yoğun yolcu akışı için uygun olmadığı hususu raylı sistem tasarımı
sırasında dikkate alınmalıdır.

Bu tür yürüyen merdivenlerin günlük ve sürekli bakımlarında üretici firmaların da yer
almasını sağlamak çok anlamlı olacaktır.

Yarı-Hafif Tip Yürüyen Merdivenler

Bu makineler hafif tip yürüyen merdivenlerden daha sağlam yapılıdır ve hafif raylı sistemler
ve metrolar için uygundurlar. 15 metrelik düşey yüksekliklere kadar kullanılabilirler. Hafif
tiplerden daha sağlamdırlar. Hareket mekanizması basamak bandına sığmayacak kadar büyük
olmakla birlikte yürüyen merdiven kirişi kafesi içinde üst taraftaki dişlinin yanına yerleştirilir.
Bu tür yürüyen merdivenlerin hizmet ömrü 20-25 yıl kadardır.

Hafif tipinde olduğu gibi, yarı-hafif tip yürüyen merdiveni değiştirmek, ağır tipe göre daha
kolaydır. Merdiven, kendi içinde montajı tamamlanmış küçük bölümler halinde üretilir.
Yerinde çok az işlemle kurulup sökülebilir.

Ağır Yük Tipi Yürüyen Merdivenler

Ağır yük tipi yürüyen merdivenler, Londra Metrosundakiler gibi, çok uzun süreler çok
kalabalık insan yükünü ciddi yüksekliklere veya derinliklere taşıyan merdivenlerdir.
Ağır tip yürüyen merdivenlerin basamak zincirleri ve dişlileri çok daha sağlam yapılıdır.
Tekerlek tasarımı ve diğer aksamı diğer tiplere göre daha gürbüzdür. Kafes kirişi hafif tiplere
göre daha geniş ve derindir. Hareket mekanizması kiriş dışında, üst dişli yanında ayrı bir
yatak levhası üzerindedir. Motor aksamı ayrı olarak erişilebilen büyükçe bir bölmede bulunur.
Ağır yük tipi yürüyen merdivenlerin yükseklikleri 30 metre civarında olmakla beraber,
Budapeşte’de 38 metre yüksekliğe yolcu taşıyan bir yürüyen merdiven mevcuttur. Böyle bir yüksekliğe sahip yürüyen merdivende toplam canlı yük 25 tonu aşabilir. Bu da dişli, zincir ve
motor aksamı için çok büyük gerilme anlamına gelir.

Ağır yük tipi yürüyen merdivenlerin hizmet süreleri 40 yıl civarında olmakla birlikte, bazı
yürüyen merdivenlerin 60 yıldan daha fazla süreyle kullanıldıkları olmuştur. Bu tür eski
yürüyen merdivenlerin bakımları zor ve pahalıdır; ağır yüke maruz kalan modern yürüyen
merdivenlerin bu kadar uzun süre hizmette tutulmaları önerilmez. 40 yıldan sonra arıza
yapma ihtimalleri artacak, sıklıkla hizmet dışı kalacaktır. Bu durum yolcu memnuniyeti ve
güvenini olumsuz olarak etkiler.

Şekil 12.3 ağır yük tipi bir yürüyen merdivenin boyutlarını göstermektedir. Yanında verilen
ek bilgi ile bu boyutların istasyon tasarımında yürüyen merdivenlere en az ne kadar yer
ayrılması gerektiği hakkında fikir verecektir. Çoğunlukla planlama aşamasında yeterince yer
ayrılmadığı gözlenmiştir. Yürüyen merdiven ihalelerinin olabildiğince erken yapılması uygun
olacaktır çünkü standart tasarımlar büyük farklılıklar gösterir.

Adsız
Tipik yürüyen merdiven boyutları (mm)

Ağır Yük Tipi Yürüyen Merdiven Boyutları

Aşağıda belirtilen boyutlar planlama aşamasında kullanılacak boyutlardır. Gerçek boyutlar
üretici firmalardan temin edilebilir.
Basamak burnundan yukarıya olan yükseklik 2,4 m
Taraktan yükselen basamaklara olan uzaklık 2,0 m
Üst makine bölümünün uzunluğu 12,0 m
Makine bölmesi için en küçük derinlik 2,5 m
Düşey kenarlıklar arasında kalan net basamak genişliği 1,0 m
Kiriş çiftleri arasındaki ortalama genişlik 1,9 m
Yürüyen merdiven eksenleri arasındaki en az uzaklık 2,5 m
Merdivenin yatayla yaptığı açı 30 °

Hafif tip yürüyen merdivenlerin boyutları genelde daha küçüktür ve üreticiden üreticiye
farklılık gösterir.

Modern Asansör Çeşitleri

Günümüzde çok çeşitli tiplerde asansörler mevcuttur. Raylı sistem uygulamalarında genelde
iki tip asansör görülür: halatlı ve hidrolik asansörler.

Halatlı tip asansörde, yolcu kabini yukarıda bir çıkrıktan veya makaradan sarkan halatlarla
asılıdır. Kabin yükünü dengeleyen bir ağırlık da halatın diğer ucuna asılıdır. Asansör
dişlilerle çıkrığa bağlı bir motorla hareket ettirilir. Hidrolik asansöre göre halatlı asansör daha
hızlı hareket ettirilebilir ve herhangi bir yükseklik için çalışabilir. Yazarın bildiği en yüksek
raylı sistem asansör uygulaması 55 metre yükseklik içindir.

Hidrolik asansörde hareket kabin altında veya yanında bulunan bir hidrolik ayakla sağlanır.
Hareket gücü bir hidrolik pompa ve supap sistemiyle sağlanır. Hidrolik asansör daha az
maliyetlidir ve daha az yer kaplar. Halatlı asansöre göre daha yavaş hareket eder ve pratikte
17 metre yüksekliğe kadar çalıştırılır.

Adsız
Ayaklı bir köprü yanında hidrolik yolcu asansörü

Asansör Tipi Uygulamaları

Daha önce açıklanan nedenlerle, kalabalık modern istasyonlarda düşey taşıma için yürüyen
merdiven kullanmak asansör kullanmaktan daha iyidir. Ancak, daha az kalabalık veya şehir
merkezine uzak istasyonlarda veya fiziksel kısıtlamaların bulunduğu yerlerde asansörler
kullanılabilirler.

15 metreyi aşan yükseklikler için, 50 yolcuya kadar kapasitesi olan geniş kabinleri olan halatlı
asansör kullanılmalıdır. İniş ve binişlerde iki farklı tarafta kapılar kullanılarak yolcu akışı
arttırılabilir.

Engelliler veya hareket yeteneği kısıtlanmış yolcular için kullanılacak asansörler daha küçük
ve hidrolik tip yapılır. Küçük olsalar bile, bu asansörlerin kabin kapılarının tekerlekli
sandalyeler ve bavulların rahatça girebileceği genişlikte olması gerekir.
Otomatik asansörlerde bir arıza veya olağanüstü bir durum oluştuğunda kabindeki yolcuların
dışarıyla iletişim kurabilecekleri bir iletişim bağlantısının veya bir alarmın olması gerekir.
Asansör kabininin içinde yolcu olduğunu gösterecek şekilde pencerelerinin veya şeffaf
kısımlarının olması gerekir. Bu durum özellikle asansörün zemin ile yükseltilmiş tren
peronları arasında çalıştığı ve görevli personelin olmadığı istasyonlarda önemlidir.

Güvenlik Riskleri ve İnsan Faktörü

İstasyon içi ve etrafında insanları mekanik sistemlerle taşıma sırasında ortaya çıkan riskler,
insanların kendi ayaklarıyla yürüyerek merdiven inip çıkmaları sırasında ortaya çıkacak
risklerden daha farklıdır.

Bu risklerin ele alınarak en aza indirilmesi gerekir. Bu risklerin tek yönlü olmadıklarını da
belirtmek gerekir. Yolcular kabul edilemez mesafeleri yürümek veya yükseklikleri tırmanmak
zorunda kalıyorlarsa, normal olan yolcu tökezlemesi veya düşmesi ihtimali artacaktır. Bu
durum yaşlı ve hareket yeteneği azalmış yolcularda artan bir kaygı ve gerilmeye neden olur.
Yürüyen merdivenler büyük olasılıkla, yolcu istasyonlarında bulunan en güçlü ve tehlikeli
sabit donanımlardır. Hareket eden ve yerinde duran parçalar arasındaki ara yüz en çok sorun
çıkan yerlerdendir. Bunlar arasında şunlar da vardır:

• Basamak kenarları ile düşey perde paneller arası aralık.
• Basamaklar arasındaki aralık.
• Üst ve alt sahanlıktaki taraklar.
• Tutamak bantları.

Yukarıda belirtilen aralıklara yolcuların eşyalarının sıkışmasına ilave olarak, yürüyen
merdivenlerde en sık görülen tehlikeli olaylar arasında yangın, basamak çökmesi, üst üste
düşme ve basamak/tarak çarpışması vardır.

Modern yürüyen merdivenlerde çeşitli algılayıcılar kullanılarak bu tür tehlikeli olaylar
azaltılır. Her merdivende, merdiveni derhal yavaşlatıp yolcuların birbiri üzerine düşmesine
neden olmayacak şekilde durduran acil durum anahtarları bulunur.
Asansörlerde tehlike riski olan olaylar arasında kabin kapılarının kat arasında açılması,
yolcuların kapıya kısılması ve kabin hız kontrolünün kaybedilmesi vardır. Tüm asansörlerde
aşırı hızlanmayı veya düşmeyi önleyici hız seziciler kullanılır.

Adsız
Yolcu asansörünün üst kısım detayı

Adsız
Yolcu asansörünün alt kısım detayı

Denetim ve Bakım

Tüm yürüyen merdiven ve asansörlerin yetkin kişilerce düzenli olarak denetlenmesi ve
bakımlarının yapılması gerekir. Birleşik Krallık’ta yürürlükte olan mevzuata göre, asansör ve
yürüyen merdivenlerin her 6 ayda en az bir defa denetlenmesi gerekir. Ayrıca dişli kutusu ve
güvenlik gereçleri gibi kritik aksamın beş yılda en az bir defa denetlenip işlev testi
uygulanması gerekir.

İstasyon tasarımının ilk aşamalarında yürüyen merdivenlerin yoğun saatlerde kullanım dışı
bırakılmadan nasıl denetleneceği ve bakımlarının yapılacağı konusu ele alınmalıdır.

Pompalar

Yüzeydeki demiryollarında drenaj sistemi yüzey
suyunu toplayıp kanallar aracılığıyla en yakındaki su yoluna veya yerel yağış suyu toplama
sistemine aktarır. Bazı nadir durumlarda demir yolu yağış suları altında veya normal su
seviyesi altında kalabilir. Böyle durumlarda, suyun doğal akışıyla toplama kuyularına
yönlendirilmesi ve yeterince biriktiğinde oradan uygun bir gidere pompalanması söz
konusudur.

Tünel içindeki yollarda da sızarak gelen suyun toplama kuyularında biriktirilmesi ve oradan
pompalanması mümkündür.

Raylı sistemlerde bu şekilde kullanılan su pompaları genelde diğer raylı sistem binalarında
uzakta bulunurlar ve erişilmeleri oldukça zor olabilir. Bu pompalar genellikle bir şamandıralı
sistemle çalıştırılıp durdurulurlar. Şamandıra sistemi bazen bitkiler veya suyla taşınan
cisimlerce çalışamaz duruma getirilebilir.

Her bir raylı sistem yapılanmasında, su toplama kuyuları, su pompaları ve şamandıra
sistemleri ve ilgili donanımı kimin hangi aralıklarla nasıl denetleyeceği mutlaka
belirtilmelidir. Asansör ve yürüyen merdivenlerdeki mekanik aksamın su pompa
sistemlerindekine benzemesi nedeniyle, bazı raylı sistemlerde asansör ve yürüyen
merdivenlerden sorumlu mühendisler pompalardan da sorumludurlar.

Yüzeyde ve tünellerde oluşacak şiddetli sel olayları, yol devreleri ve sinyalleşme devrelerini
bozabilir ve yol yapısına zarar verebilir. Su toplama kuyularının ve su pompalarının denetim
ve bakımlarının ihmali sonucu yolun su altında olması trenlerin gecikmesine neden olabilir.
Bu nedenle yol üzerinde su birikmesi engellenmelidir.

Bazı pompa parçalarının zamanla özelliklerini yitirmeleri mümkündür. Bu tür parçaların
yedeklerinin pompa civarında veya bakım görevlilerinin kolayca erişebilecekleri mekanlarda
bulundurulması gerekir.

Çok kritik yerlerde bir su pompasının devre dışı kalma ihtimaline karşı, farklı bir kaynaktan
beslenen ve farklı bir şamandıra sistemiyle kontrol edilen ikinci bir pompanın kullanılması
çok yararlı olabilir. Uzaktaki pompaların kontrol odasından bir alarmla gözetlenmesi ve su
seyivesinin aşırı yükselmesi durumunda uyarı verilmesi gereklidir.

burulas-asansor

Benzer haberler:

Yorum Yaz

135 / 1,769