Nükleer trenler geri dönüyor

Nükleer trenler geri dönüyor
Rusya savaş amaçlı demiryolu füze komplekslerinin üretim çalışmalarına başladı. Böyle sistemin analogu 1987 yılından beri 2005 senesine kadar SSCB ve Rusya Silahlı Kuvvetlerinin silahları içerisinde yer alıyordu. Demiryolu füze kompleksleri 1993 yılında Rusya ile ABD arasında imzalanan Stratejik Silahları Azaltma Anlaşmasına uyarınca kullanılmaz olmuştu. 2002 yılında ABD’nin Anti Balistik Füze Sistemlerinin Sınırlandırılması Antlaşması’ndan çekilmesi üzerine Rusya Stratejik Silahları Azaltma Anlaşması’ndan çekilmişti. Uzmanlar demiryolu füze sisteminin avantajları ve kullanma perspektiflerini değerlendiriyor.

Hareketlilik – bir nevi koruma yöntemi

Sovyet Birliği’nde geliştirilen ve temelinde ünlü taşıyıcı roket ailesinin üretildiği ilk kıtalararası balistik füzeleri R-7 açık start ile fırlatılırdı. Bu fırlatma yönteminin dezavantajları ortada – her hangi kırık ya da yanında patlayan sıradan bir bombadan patlama dalgası füzeyi işlemez hale getirebilirdi.

60’lı yılların ortasına doğru yeni bir yöntemin sırası geldi, nöbet bekleyen roketler özel şekilde tasarlanmış çok metrelik betonarme ve onlarca santimetrelik zırh ile korunuyordu. Ocaklar içindeki konteynerlerde bulunan roketler çok yakında meydana gelen nükleer patlamadan gelen tehlikeyi atlatıp fırlatılabilirdi.

Yine de gerek nükleer gerekse sııradan cephanenin gittikçe artan doğruluğu roketlerin yine yeryüzüne çıkarılmasına neden oldu. Ama şimdiden onlar yüksek hareket kabiliyetli roketatar mekanizma vasıtasıyla fırlatılırdı. 70’li yıllarda SSCB’de hareketli zemin füze komplekslerinin, 80’li yıllarda ise savaş amaçlı demiryolu füze komplekslerinin konuşlandırılmasına başlandı. Hareketli zemin füze sisteminin avantajı hemen her yerde konuşlandırılabilmesidir. Demiryolu füze komplekslerinin avantajı ise onun yüksek hareket kabiliyetidir. Nükleer tren bir günde üsten bir buçuk bin kilometrelik ve fazla mesafe aşabilirdi.

Her iki tür füze kompleksinin keşfedilmesi oldukça zordu. Tabii hareketli zemin füze komplekslerinin başka bir şeye benzetilmesi hemen imkansızdı, ama çok büyük konuşlandırma alanı ile Rusya’ya özgü hava koşulları (ülke topraklarının önemli kısmı sürekli bulutlarla kaplı) ve keşif uydularının dar görüş açısı kopmlekslerin keşfedilmekten kaçınmasına büyük imkanlar tanıyordu.

Standart vagonlar temelinde üretilen nükleer trenler de zor keşfedilirdi, ama onun önemli kusuru vardı – nükleer trenler demiryoluna sıkı şeklide bağlıydı.

1993 yılı Stratejik Silahları Azaltma Anlaşmasına uyarınca Rusya demiryolu füze komplekslerinden vazgeçmeliydi. 2002 yılında ABD’nin 1972 yılı Anti Balistik Füze Sistemlerinin Sınırlandırılması Antlaşması’ndan çekilmesi üzerine Rusya Stratejik Silahları Azaltma Anlaşması’ndan çekildi, ama demiryolu füze komplekslerinin kullanımdan kaldırılması süreci durdurulamaz noktaya geldi. Sonucunda 2005 yılına doğru bu kompleksler tamamen kaldırılmış oldu.

Yeni roket, eski kavrayış

2000’li yılların sonunda Yars RS-24 füze sisteminin geliştirilmesi ardından demiryolu füze komplekslerinin dönüşü ihtimali gündeme geldi. Yars’ın 45 tonluk kütlesi sayesinde demiryolu füze adaylığı ondan önce geliştirilmiş yüz tonluk ‘Skalpel’ füzesinkinden daha uygun görünmektedir. ‘Öncü’ isimli füze kompleksinin demiryolu türünün geliştirilmesi de iyi bir karar olabilir. Elde edilen bilgilere göre Öncü füze kompleksi ağırlığı ve boyutları Yars’a kıyasla daha küçük olan Bulava isimli deniz füzesinin kara türüne sahiptir. Modern mobil füzeler ile mücadele koşullarında füze savunma sistemlerinin etkinliği keskin bir şekilde düşmektedir. Bu bağlamda 3-4 füze taşıyabilen modern nükleer tren Rusya’nın nükleer kalkanının önemli bir unsuru ve füze savunma sisteminin etkili aracı olabilirdi.

nukleer-trenler-geri-dönüyor

Kaynak : turkish.ruvr.ru

Benzer haberler:

Yorum Yaz

122 / 1,702