Tüvasaşta kaçınılmaz süreç Erol İnalla başlayacak



Tüvasaşta kaçınılmaz süreç Erol İnalla başlayacak
Özelleştirmeye karşı biri değilim; hantal, devlete mali ve sosyal yönden yük olan, bütçesini dengeleyemeyen, diğer kurumlara borçlu bir Kamu İktisadi Teşekkülü (KİT) devlet için bir yüktür.

Zira; bir kamu iktisadi teşekkülleri, kar amacı değil, sosyal amaç için ön plana çıkar. Devletin özel sektörden farkı da budur.

Sosyal amaç ön planda olan bir kurum, kar da sağlayamayacağı için verirlilikten bahsetmek de söz konusu değildir. Bu yüzden özelleştirmeler hükümetlerce destekleniyor. Bu, AB ülkelerinde de ABD’de de böyledir.

Bunun istisnaları yok mu? Elbette var. Devlet kurumu olduğu halde rekabeti önem veren, kurumsal kimliğini ön plana çıkaran, yeniliğe açık kurumlar da var. İlk aklıma gelen Türk Hava Yolları ya da PTT’nin lojistik ve bankacılık işlemlerinde ön plana çıkması gibi…

Bunlar güzel gelişmeler tabi. Hantal olanlar özelleşiyor, yeniliğe açık sektörler de ön plana çıkıyor.

Verimsiz ve hantal kurumların özelleştirilmesini savunmakla birlikte, rakipsiz ve stratejik kurumların özelleştirilmesi de karşı olduğumu ifade edeyim. Zira böyle yerlerin özelleştirilmesi, kesinlikle tekel oluşturacak, fiyatların denetimi de oldukça zor olacaktır. Örneğin; Elektrik dağıtımın özelleştirilmesi, Telekom’un özelleştirilmesi vb…

Bu özelleştirmeler için ayrı bir yazı konusu olduğundan derine girmek istemiyorum…

Bu kısa girişten sonra gelelim Tüvasaş meselesine…

Şimdi en çok konuşulan konu, Tüvasaş özelleşecek mi? Özelleşmeyecek mi? Eğer özelleşirse ne kadar verimli olur?

Ben şahşen Tüvasaş’ın önümüzdeki yıllarda özelleşeceğine adım gibi eminim. Bunun çeşitli dayanakları var.

1. Tüvasaş’ın şu an bir üretim planı yok. (Sadece eski genel müdür İbrahim Ertiryaki zamanında yapılmış vagon anlaşması var) Mevcut genel müdür Erol İnal’ın zamanında imzalanan bir üretim planı yok.

2. Tüvasaş artık, üretim ve yatırım haberleriyle gündeme çıkmıyor/çıkarılmıyor. Bu da kamuoyu önünde “Tüvasaş verimsiz, zarar ediyor” görüntüsü veriyor.

3. Tüvasaş’ın üretimde kullanılmak üzere aldığı (üretim planı olmadığı halde) milyon TL değerinde hammadde ve malzemeler var. Bunları muhafaza etmek için de depolar kullanılıyor. Şu an bunlar atıl vaziyette.

4. Kapalı Fabrika içerisinde bozuk diye atılan malzemelerin deposu başına çalınmasın diye de güvenlik konulmuş. Bu da ilginç geldi bana.

5. Vagon satışı yok, üretim yapmayan imalathanelere ham madde ya da önemli parça alınıyor. Alınan bu parçalar da atıl vaziyette duruyor.

6. Eskiden hammadde ve malzeme yüzde 80’ler civarında yerli üreticiden alınırken şimdi ise bu oran yüzde 60’lar civarına düştü.

Örnekleri arttırmak mümkün. Şimdi bu gidişata bakıp da Tüvasaş’ın önümüzdeki süreçte özelleşeceğini rahatlıkla söyleyebilirim.

Bu süreçte, yöneticilerin mali ve idari hatalarının olduğunu sanmıyorum. Bu bir özelleştirme politikası ve bu sürecin de Genel Müdür Erol İnal zamanında daha da keskin hale geleceğini düşünüyorum. Zira; üretim planlama ile ilgili tek bir veri ve çalışma yok. Sadece eldeki sipariş tamamlanacak. Gerçi genel müdür 15 ay sonra yaş haddinden emekli olacak.

Fabrikanın Ferizli’ye taşınma genel müdür İnal zamanına yetişir mi bilemiyorum. Tüvasaş bu şehre ve ülkeye katma değeri büyük ve zarar etmeyen bir kurumsa mutlaka devlet eliyle yaşatılmalı. Zarar ediyorsa da özelleştirilmekten başka şansı da kalmayacaktır.

tüvasaş

Kaynak : www.sakaryahalk.com

Benzer demiryolu haberleri:

Yorum Yaz

18 / 2,799