Başbakan Yardımcısı Babacan yolsuzluk olsaydı Marmaray yapılamazdı



Başbakan Yardımcısı Babacan yolsuzluk olsaydı Marmaray yapılamazdı :Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, AK Parti hükümetinin yolsuzluklara her zaman mücadele ettiğini vurgulayarak, “Eğer hükümetimiz yolsuzluklara karşı gerçekten büyük bir hassasiyet içinde olmasaydı, Türkiye’de refahın bu kadar artması kesinlikle mümkün olmazdı. Yolsuzluklara müsamahanın olduğu bir Türkiye’de Marmaray yapılamazdı, hızlı tren hatları inşa edilemezdi. Eğer Türkiye’de yolsuzluklara gözyumulsaydı, AK Parti bugüne kadar girdiği 7 seçimden zaferle çıkamaz, milletin güvenini kazanamaz, milletin bu kadar yoğunlukta teveccühüne mazhar olamazdı” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda, 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Tasarısı üzerine hükümet adına konuşan Babacan, 2014 yılı bütçesinin yurt içi tasarruflarının artırılmasına, mevcut kaynakların üretken alanlara yönlendirilmesine, ekonominin verimlilik düzeyinin yükseltilmesine, istihdamın artırılmasına, enflasyonunun düşürülmesine ve kamu maliyesinde güçlü duruşun sürdürülmesine katkı sağlayacağını ifade ederek şöyle devam etti:

“11 yıl boyunca yaptığımız her reform ülkemizi büyüttüğü kadar, milletimizi rahatlattığı kadar, birilerini de tedirgin etti, rahatsız etti. Birilerinin çıkarlarını ciddi şekilde zedeledi. Türkiye ekonomisi büyüdükçe haksız kazanç sağlayanların çıkarları zedelendi. Faizlerin yüksek olmasından istifade edenler şimdi sıkıntı içinde. Gelişmelerden hoşnut değiller. ‘O eski günlere acaba nasıl döneriz gayreti içindeler.

Türkiye çözüm sürecinde millet olarak topyekun kazanmaya çalışırken birileri de terörün devam etmesi ve büyük bir kaynağın ceplerinde kalması için mücadele ediyor. Türkiye istikrara kavuştukça, Türkiye’de faizden kazananlar kaybediyor. Türkiye terör meselesini çözdükçe ölenlerin ve öldürülenlerin sırtından kazananlar kaybediyor. Türkiye’nin dünyada etkinliği arttıkça birileri oyun sahalarını, alanlarını kaybediyor. Türkiye güvene ve güvenliğe kavuştuk kaostan rant sağlayanlar ciddi şekilde rant kaybına uğruyorlar.”

Yolsuzluklara ilişkin Ak Parti hükümetlerinin her zaman duyarlı ve hassasiyet içinde olduğunu belirten Babacan, şöyle devam etti:
“Yolsuzluklar konusunda hükümetimiz, göreve başladığımız ilk günlerden itibaren hassasiyet içinde olmuştur. Şeffaflık ve hesap verebilirlik temel ilkemiz olmuştur. AK Parti iktidarı yolsuzlukla, yasaklarla, yoksullukla mücadeleyi en temel ve en acil hedefleri olarak belirlemiş ve bu 3 Y’nin üzerine kararlılıkla gitmiştir. 11 yıl boyunca yolsuzluk konusunda hiçbir şekilde, hiç kimseye müsamaha gösterilmemiştir. Bugüne kadar hiçbir yolsuzluğun üzeri örtülmemiştir. Her kim olursa olsun derhal hukuka teslim edilmiş, derhal gereği yapılmıştır.

Eğer hükümetimiz yolsuzluklara karşı gerçekten büyük bir hassasiyet içinde olmasaydı, Türkiye’de refahın bu kadar artması kesinlikle mümkün olmazdı. Eğer AK Parti iktidarı yolsuzluklara karşı son derece dikkatli olmasaydı, varolan 347 bin dersliğe 11 yılda 105 bin adet derslik eklenemezdi. Yolsuzluklara müsamahanın olduğu bir Türkiye’de Marmaray yapılamazdı, hızlı tren hatları inşa edilemezdi. Hem ülkemizde hem Somali’de, Filistin’de, Suriye’de, Afganistan’da, Afrika’da yoksulların elinden tutulamazdı. Yolsuzlukların üstü örtülseydi Merkez Bankası rezervleri 28 milyar dolardan 135 milyar dolara çıkamazdı. 23 milyar dolar olan IMF borcu, sıfıra inemezdi. Hazine’nin borçlanma faizi eğer yolsuzlukların üstü örtülseydi yüzde 63’den yüzde 9’a inmezdi. Eğer yolsuzlukların üstü kapatılsaydı kamu borcunun milli gelire oranı yüzde 74’den yüzde 36’ya inmezdi, inemezdi. Eğer Türkiye’de yolsuzluklara gözyumulsaydı, AK Parti bugüne kadar girdiği 7 seçimden zaferle çıkamaz, milletin güvenini kazanamaz, milletin bu kadar yoğunlukta teveccühüne mazhar olamazdı.

Kalbinde adalet duygusu olan, vicdanı olan her insan aksi ispat edilinceye kadar zanlının masum olduğunu kabul etmek durumundadır. Hele hele kanun yapıcı olan bu yüce Meclis çatısı altında, kanunların ruhunu, esasını yaşatmak, uygulamak hepimizin görevidir. Bir insanın suçlu olduğuna karar verecek olan Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsız mahkemeleridir. Zanlıları yargılayıp suçluyu, suçsuzdan ayıracak, ak ile karayı belli edecek olan gazeteler, televizyonlar, sosyal medya değil sadece ve sadece yargıdır. Gizli belge ve bilgileri ortaya saçmak bunlar üzerinden kesin bir yargıya varmak, anında infaza girmek ada değildir. Bu şekilde adalet tecelli etmez, hak yerini bulmaz, ak ile kara birbirinden ayrılmaz. Yolsuzluk ne kadar çirkinse, ne kadar büyük bir hak yemekse daha yargı süreci tamamlanmadan karar vermek, ceza vermek, infaz etmek de o kadar kötü, çirkin ve büyük bir ahlaksızlıktır.

Basbakan Yardimcisi Babacan yolsuzluk olsaydi Marmaray yapilamazdi

Benzer Demiryolu Haberleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

21 / 1,905