Haydarpaşanın zenginliği



Haydarpaşanın zenginliği :Tüm haşmetine karşın terk edilmiş gibi görünen 105 yaşındaki Haydarpaşa Garı’nı yükselten her taşın bile tarihi önemi var. Peronlarından iskelesine her şeyi ince ince inşa edildi. İçinde ise pek çok kıymetli evrak bulunuyor.

Simge yapıdır Haydarpaşa Garı. Sadece İstanbul için değil tüm Türkiye için. Pek çok kişi onu yakından görmese bile aşinadır bu yapıya. Zira Türk filmlerinin seti sayılır. Tahta bavulla bütünleşen merdivenli sahneleri meşhurdur. Bir de manzarası vardır ki İstanbul’un en güzel hali belki buradan görünür…

Yapı, Cidde’deki ilk donanma üssünü kuran ve Selimiye Kışlası’nın inşasındaki çabalarıyla öne çıkan III. Selim’in paşalarından Haydar Paşa’dan alır adını. 1872’de inşa edilen, Pendik’e uzanan Anadolu demiryolunun başlangıcındaki ilk binanın yerine yapılan bina 19 Ağustos 1908’de hizmete açılır. Bu açılışta büyük yolcu salonu hizmete girse de bina 1909 yılının kasım ayında tamamlanır. 1924’te ‘Anadolu Bağdat Demiryolları Müdüriyeti Umumiyesi’ olarak kurulan demiryollarının merkezi de Haydarpaşa’dır.

Anadolu Bağdat adlı Alman şirketi; Orta Avrupa barok mimarlığıyla Alman Rönesansı ve yeni-klasik üsluplardan alınan ögelerin buluştuğu eklektik (seçmeci) mimaride inşa eder gar binasını. İki Alman mimar Otto Ritter ve Helmuth Conu, inşaatta İtalyan ustalarla çalışır. Deniz kenarında bulunan küçük iskele binası yıkılır, mimar Vedat Tek tarafından yeni bir vapur iskelesi inşa edilir. 2 bin 525 metrekare üzerine kurulan yapı, bugün 3 bin 836 metrekarelik alanda dokuz yol ve dokuz perona sahip.

TAVAN SÜSÜ BİR ODADA VAR

Gelelim yapının mimarisine… U planlı yapının geniş koridorlarının iki tarafında geniş ve yüksek tavanlı odalar bulunuyor. Tüm odaların tavanını süsleyen kalem işi nakışlar, günümüzde sadece bir odada… Tavanın dört köşesinde orijinal haliyle resmedilmiş TCDD’nin amblemi olan kanatlı tekerler bulunuyor. U planın iki kolu da kara tarafında olup orta boşluk iç avluyu oluşturuyor. Trenlerin yanaşması için planlanan avluya bakan cephe sade iken denize bakan cephe geometrik ve bitkisel motiflerle süslü. Katları ayıran saçak kornişlerin içinde kalan kısımda ahşap dikdörtgen pencereler bulunuyor. Pencereler arasındaki çıkma dikdörtgen kesitli süs kolonları üzerindeki üçgen motifler çok zarif. İki başta bulunan dairesel kuleler tabandan çatıya doğru daralıyor.

Denize çakılan, 21 metre uzunluğunda 1100 ahşap kazık üzerine inşa edilen bina, Hereke’den getirtilen açık pembe granit taştan temel üzerine yükseliyor. Garın dik çatısı ahşap. Arduvaz (kayağan taşı) çatı örtüsüne eşlik eden beşik örtülü çatı pencereleri bulunuyor.

İÇİNDE KIYMETLİ ESER ÇOK

ABD’li haber sitesi ve blogu Huffington Post’un yayınladığı ‘Dünyanın En Cool 11 Tren İstasyonu’ listesinin başında yer verdi, Haydarpaşa Garı’na… Bu öyle bir yapı ki kütüphanesinde de çok kıymetli evrak ve kitapları barındırıyor. 1873 tarihli sözlüklerden 1920’den beri yayımlanan Demiryolu Dergisi arşivine pek çok kıymetli eser titiz bir çalışmayla acilen kayıt altına alınmalı.

Sirkeci’de bulunan TCDD Müzesi başlı başına bir yazı konusu. Ancak özetle söylemek gerekirse 1930 tarihli Florya İstasyon kanepesi, Sirkeci ambar kantarı, 19’uncu yüzyıl istasyon çanı, kondüktör para çantaları, manyetolu telefonlar, yemekli vagonlarda kullanılan gümüş ve porselen takımlara pek çok obje, hikayesine tanıklık etmek için ziyaretçileri bekliyor.

Tüm haşmetine rağmen terkedilmişliğin hüznüne yenilen Haydarpaşa, gelecekte ne olacak? Doğan Hızlan “Bir an evvel onarılarak, gar olarak kullanılması, diğer katların ise müze olarak düzenlenmesi” görüşünü paylaşıyor. Demiryolu kitabının yazarı Prof. Dr. Güngör Evren “İstanbul’un Haydarpaşa’ya gar olarak gereksinimi olduğunu” vurguluyor.

Haydarpasanin zenginligi

Kaynak: haber.stargazete.com

Benzer Demiryolu Haberleri

Yorum Yaz

40 / 1,836