Tramvay da olsun heykel de olsun



Tramvay da olsun heykel de olsun :İzmit yıllarca ‘İçinden tren geçen şehir’ olarak anıldı. İzmit’in içinde bir asır boyunca kara trenler, yük katarları geçti. Tren, İzmit’in içinde bozulunca ya da vagonlar çok uzun olduğunda hemzemin geçitler kapalı kalır, araçlar ve yayalar stres yapardı. Tren şehir içinden yıllar önce kalktı, ama şimdi tramvay olarak geri dönüyor.

Modern Avrupa kentlerinde tramvay vazgeçilmez bir ulaşım aracıdır. Tarihi dokusunu yüzyıllardır korumayı başarmış, kent meydanlarındaki heykellere gözü gibi bakmış olan Avrupa toplumu bu açıdan övgüyü hak ediyor.

Yıllar önce İzmit’in bir sloganı vardı: “Avrupa Kenti İzmit”

Avrupa Kenti İzmit yolunda tramvay da bir figürdür. Ancak bizim kentimizde kültür ve sanat adına önemli eksiklikler var.

Tarihi geçmişi 3 bin yıla kadar uzanan İzmit’te kent meydanlarında henüz bir heykel bulunmuyor. Oysa Avrupa ülkelerinde adım başı bir heykele rastlayabilirsiniz. Üstelik bu heykeller sprey boyalarla karalanmamış, halkın gözü gibi baktığı, koruduğu heykeller…

Bir dönem Roma İmparatorluğuna ev sahipliği yapan İzmit’te, günümüze kadar gelebilmiş üç muhteşem heykel bulunuyor. Nerede mi? Tabii ki, İzmit Müzesinde… Bunlardan biri Herkül heykeli, diğerleri de mevsim heykelleri…

Yunan mitolojisinde Herakles, Roma mitolojisinde Herkül, Zeus ile Miken kralının kızı Alkmene’nin oğludur. Kadına aşık olan Zeus ona kocası kılığında yaklaşmıştır. Herakles’in Zeus’un çocuğu olduğunu anlayan Hera onunla sürekli uğraşmış ve ölümüne neden olmuştur. Herakles doğduğu günden itibaren tanrısal bir kuvvete sahiptir. Hera’nın gönderdiği iki zehirli yılanı öldürdüğünde henüz birkaç günlük bebektir.

Herakles üstün bir eğitim görmüştür. En iyi yaptığı işler ok atmak, at sürmek ve güreşmektir. 18 yaşına geldiği zaman Kitharion ormanlarında yaşayan ünlü canavarı öldürmüştür. Kendisine ödül olarak Thebai kralının kızı Megara verilmiştir. Bu kızdan üç oğlu olmuştur. Hera işe karışarak Herakles’i çıldırtmış, Herakles de kendi karısını ve çocuklarını öldürmüştür. Suçlarından arınması için Miken kralının hizmetine girip, onun her istediğini yapması gerekmiştir. Kralın Herakles’e yaptırdığı 12 işe mitolojide Herakles’in 12 görevi veya işleri denir. Ayrıca çok güçlü bir karakter olarak da bilinir.

Şimdi gelelim bizim Herakles’imize, yani Herkül’ümüze…

Milattan önce 262 yılında Kral Nicomedes tarafından kurulan ve kurucu kralın adına

atfen Nicomedia adını almış olan İzmit’te, Helenistik Krallık, Büyük Roma İmparatorluğu, Bizans İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu, çok önemli izler bırakmış, Roma ve Helenistik dönemlerde, eski İzmit, başkentlik bile yapmıştır..

Tarihçi Walter Ruge’ye göre, İzmit’te M.S. 238 yılında, kentin kuruluşunun 500 yılı onuruna büyük şenlikler düzenlenmiş ve İzmit’in kuruluş efsanesini tasvir eden madeni sikkeler (antik para) bastırılmıştır.

Hatırlanacağı gibi, M.Ö. 262 yılında, bugünkü Başiskele ve Seymen yöresinde kurulu olan Astakoz kenti, bir dini ayin esnasında, kartalın kurbanı kaparak İzmit tepelerine uçması üzerine, bu olay tanrıların yeni bir kent kurulmasını istemesi şeklinde yorumlanmış ve Kral Nikomedes, kartalın ulaştığı tepelere Nicomedia adında yeni bir kent kurulması emrini vermiştir.

Bu olayın 500. yılı onuruna basılan M.S. 238 tarihli sikkelerde kartal, kahin ve Kral Nicomedes tasvir edilmiş ve saygı ile anılmıştır. Bu sikkeler basıldığında, Maksimianus, Roma İmparatoru idi…

2014 yılı, İzmit’in kuruluşunun 2276 ncı yılıdır…

İzmit ve çevresi binlerce yıl öncesine uzanan tarihi geçmişi, toprak altında yatan paha biçilmez tarih hazineleriyle dünyanın en önemli antik bölgelerinden biridir. İzmit’te toprağı eşeleseniz tarih fışkırır. Daha önceki yıllarda temel kazısından çıkan dev Herkül heykeli çöplüğe atılmıştı. Gazetemizin ortaya çıkardığı bu olay, İzmit’te hala tarih bilincinin oluşmadığını, bu kentin kültür mirasının pervasızca çöpe atılabildiğini göstermesi açısından bence çok önemli bir habercilik örneği olmuştur. Daha sonra o Herkül heykeli sarıp sarmalandı, Av Köşkü’nün bahçesinde bir süre bekletildikten sonra İzmit Arkeoloji ve Etnografya Müzesinin açılmasıyla birlikte müzenin giriş salonuna yerleştirildi.

İzmit’in tarihi geçmişine sahip olmak, kültür mirasımızı gelecek kuşaklara aktarmak adına son yıllarda çok önemli girişimlerin de yapıldığı muhakkak. Örneğin Büyükşehir ve İzmit Belediyeleri bu konuda çok önemli çalışmalar yapıyor. Önemli eserlerin restorasyonları gerçekleştiriliyor, Kültür Bakanlığının yapması gereken işleri, belediyeler üstleniyor.

Çok uzun yıllar önce tek kanallı siyah beyaz televizyonda “Müzedeki Hayalet” adlı bir dizi vardı. Fransa Louvre Müzesi’ndeki hayaleti heyecanla izlerken, bir müzenin ne demek olduğunu da çocuk kalbimizle ilk kez o dizide görmüştük.

İzmitli çocuklar bugün için çok şanslı. İlimizde pek çok müze bulunuyor.

Ama hepimize görev düşüyor. Çocukları müzelere götürmek anne babaların, öğretmenlerin, belediyelerin, hepimizin görevi olmalıdır.

İzmit Etnografya ve Arkeoloji Müzesi mükemmel durumda. Birbirinden değerli tarihi eserler sergileniyor. Sadece dev Herkül heykelini görmek için bile oraya gidilir. Ne yazık ki, ziyaretçi sayısı çok az…

Tramvay da olsun heykel de olsun

Benzer Demiryolu Haberleri

Yorum Yaz

32 / 6,958