Siemens Türkiyeye özel hızlı tren üretecek



Siemens Türkiyeye özel hızlı tren üretecek :Siemens, raylı sistemler alanında özellikle hızlı tren ve sinyalizasyon çalışmalarıyla dünya liderleri arasında geliyor. Şirket, iki asır öncesine dayanan tecrübelerini Türkiye`ye de taşımayı sürdürüyor. Siemens Türkiye Raylı Sistemler Ulaşım ve Lojistik Bölümü Direktörü Cüneyt Genç “Yeni yapılacak hatlar için 400 kilometre hıza ulaşan, Türkiye`ye özel üretilmiş trenler de getirmek istiyoruz çünkü Siemens olarak, hızlı trenlerin ülkeye özgü araçlar olması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Dünyada 1800’lü yılların sonlarından beri sunduğu teknolojilerle şehir içi ve şehirlerarası ulaşımda çevreci, hızlı ve konforlu çözümler sunan Siemens, 1910’lu yıllardan bu yana da Türkiye’ye raylı sistemlerde hizmet sunuyor. Hızlı tren başta olmak üzere raylı sistem ulaşım araçları, raylı sistem otomasyonu ve elektrifikasyonuna yönelik çözümler sunan şirket, son olarak Marmaray projesindeki sinyalizasyon sistemlerine imza attı. Siemens Türkiye Raylı Sistemler Ulaşım ve Lojistik Bölümü Direktörü Cüneyt Genç ile gerçekleştirdiğimiz röportajda Genç, Siemens’in raylı sistemler alanındaki dünya liderliğini Türkiye’ye de taşımak istediğinden bahsetti. Cüneyt Genç; “Amaç daha çok, daha güvenli, daha hızlı ve daha konforlu seyahat olanaklarını arttırmak ve aynı zamanda bu hizmetleri en uygun maliyetle ve çevreye en az zararla yerine getirmek” diyor.

Siemens’in raylı sistemler alanındaki yapılanması hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?

Dünyada raylı ulaşım sektörünün öncüleri arasında yer alan Siemens, 1800’lü yılların sonlarından beri sunduğu teknolojilerle dünyanın farklı bölgelerinde şehir içi ve şehirlerarası ulaşımda çevreci, hızlı ve konforlu çözümler sağlıyor. Çözüm sağlayıcısı olmamızın yanı sıra sistem bütünleştiricisi olarak da demiryolu ulaşımının tüm alanlarında sürdürülebilir çözümler için gerekli tüm uzmanlıkları bir araya getiriyoruz. Tramvay, hafif raylı sistemler ve metro çözümlerinden, banliyö treni hatları ile şehirler arası trenlere, çok yüksek hızlı trenlere kadar, demiryolu tabanlı ulaşımın her türüne yönelik dengeli ve kapsamlı bir yaklaşımımız var. Güvenilirlik, emniyet, yüksek teknoloji ve verimlilik, işletmeci kuruluşlara ve çevreye fayda sağlayan en yüksek önceliklerimiz arasında bulunuyor.

1879 yılında ilk kez Berlin-Almanya’da elektrikli treni hizmete sunan Siemens, 1881 yılında ise dünyanın ilk elektrikli tramvay hattını devreye aldı. Bu alandaki yoğun birikimiyle, 1910’lu yılların ilk yarısında İstanbul’un ilk elektrikli tramvayının devreye alınmasını sağladı. Türkiye’de atlı tramvaydan elektrikli tramvaya geçişin de sembolü olan bu başlangıç, günümüzde İstanbul, Ankara, Bursa, Konya, Kayseri, Samsun ve Gaziantep’te gerek araç temini gerekse raylı sistem sinyalizasyonu ve elektrifikasyonu projeleriyle devam ediyor. 40’ın üzerinde ülkede hizmet veren Siemens Raylı Sistemler Birimi olarak 1980’li yıllardan bu yana ise yüksek hızlı tren teknolojisini geliştirerek sunuyoruz.

Raylı Sistemler sektörüne sunduğunuz en yeni ürün ve hizmetiniz hakkında detaylı bilgi alabilir miyiz?

İlk elektrikli trenini 1879’da Almanya’da hizmete sunan Siemens, bugün saatte 300 km hızı aşan Velaro serisi hızlı trenler gibi modern, düşük enerji tüketimine sahip araçların yanı sıra demiryolu otomasyonu ve elektrifikasyon çözümleri sunuyor. Velaro hızlı trenleri ile Almanya dışında İspanya, Rusya ve Çin’de 50 dereceden -50 dereceye kadar farklı ve zorlu iklim koşullarında yolcu taşıyoruz. Siemens Velaro hızlı trenleri, bu ülkelerin haricinde İngiltere-Fransa arasındaki Manş Denizi’nin altında yer alan Eurostar hattında da kullanılıyor. Almanya için tasarlanan 407 Sınıfı Velaro trenler, dünyada halihazırda kullanılan en hızlı tren platformlarından biri olan Velaro’ya dayanıyor. Bu yüksek hızlı trenler, çevreci ulaşımın mümkün olduğunu kanıtlıyor. Dört farklı iklim bölgesinde kullanılan, yüksek performanslı Velaro ürün ailesi, aynı zamanda farklı hat açıklıklarına da uyum sağlayabiliyor. Seyahat eden özel yolcular için yüksek sınıf bir çözüm, mükemmel sürüş konforlu bir tren ve çok sayıda yolcu taşıyabilen, son derece ekonomik bir ulaşım sistemi sunuyor. Siemens, dünyadaki hızlı tren üreticileri arasında, kendi ülkesi dışında yerelleştirmeyi başarıyla yapmış tek firma olarak ayrı bir yerde konumlandırılıyor. Sahip olduğumuz birikimle, teknolojiyi hızlı tren yatırımının yapılacağı ülkeye transfer edebiliyoruz; komponentlerden elektrifikasyona, raylı sistem araçlarından sinyalizasyona kadar tüm süreçlerdeki tecrübemizle edindiğimiz komple sistem ait bilgisi ve deneyimi, geliştirdiğimiz çözümlerin güvenilirliğini artırıyor.

Velaro hızlı trenleri dışında, şehir içi ulaşım için dünyanın farklı bölgelerinde yaygın olarak kullanılan, kalitesi ve dayanıklılığı kanıtlanmış Val ve Inspiro serisi metro araçları, Desiro banliyö trenleri ve Vectron lokomotif ailesi de bulunuyor. Gerek Val ve Inspiro gerekse Vectron lokomotifler, düşük enerji tüketimine yönelik teknolojileri dışında yüzde 90’ı bulan geri dönüşüm oranıyla da sürdürülebilir bir ulaşım dünyasının kapılarını açıyor.

EurosiaRail Fuarı’nda tanıttığınız yüksek hızlı tren ve Marmaray’daki sinyalizasyon sistemi geçen yılın öne çıkan projeleri arasında geliyor. Hem bunlar, hem de şu an üzerinde çalıştığınız projeler hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?

Siemens olarak hızlı tren başta olmak üzere raylı sistem ulaşım araçları, raylı sistem otomasyonu ve elektrifikasyonuna yönelik çözümlerimiz var.

Dünyanın en büyük toplu ulaşım projeleri arasında gösterilen ve iki kıtanın deniz tabanına yerleştirilen tüplerle birbirine bağlanmasını içeren Marmaray projesinde de Siemens’in yenilikçi teknolojilerinden faydalanıldı. Bir raylı ulaşım sisteminin en önemli bileşenlerinden biri olan sinyalizasyon sistemleri, araçların tüm akışının yönetiminde hayati önem taşıyor. Marmaray kapsamında farklı sistemler bir araya getirildi. Marmaray’da, Siemens’in Avrupa Demiryolu Trafik Yönetim Sistemi’ne uygun Trainguard SIRIUS CBTC çözümü ile Trackguard Westrace elektronik bağlantı kilitleme kontrol sistemi gibi yenilikçi uygulamalarına yer verildi. Bunun dışında tren tespit sistemleri, LED yol kenarı işaretleri, Controlguide Rail 9000 Merkezi Trafik Kontrolü ile telekomünikasyon ve SCADA sistemleri kullanıldı. Saatte 75 bin yolcu taşıma kapasitesine sahip olan Marmaray’da Siemens’in yangın güvenliğine yönelik çözümleri de yer alıyor. Türkiye’de çok sayıda tünel otomasyonu projesi gerçekleştiren Siemens, bu yetkinliğini Marmaray’da da kullandı. Proje kapsamında Kazlıçeşme, Yedikule, Yenikapı, Sirkeci, Üsküdar, Ayrılıkçeşme bölgelerini içeren 72 farklı odada FM200 Gazlı Söndürme Sistemi kullanılırken, 3000 ekipmandan oluşan Sinteso Yangın Algılama Sistemi, 500 detektörden oluşan Gaz-Toz Algılama-PLC Sistemi, yaklaşık 28 kilometrelik fiber ısı algılama kablosu ile Linear Heat Detection Sistemi ve 500 ekipmandan oluşan Flame Detection Sistemleri diğer bileşenler olarak sıralanıyor. Tek bir noktadan kontrol ve izleme olanağı sunan sistemimiz, bu yapısıyla da benzerlerinden ayrışmayı başarıyor.

Raylı Sistemler, özellikle 10 yılda ülkemizde ağırlığını artırdı, birbirinden büyük projeler birbirini izliyor. Böyle önemli bir alanda hizmet veriyor olmanın artı ve eksi yanları size göre nelerdir?

Ulaşım konusunda bilgi ve birikimimize güvendiğimiz için Türkiye’de bu konuda katma değer yaratmaktan memnuniyet duyuyoruz. Ulaşımın hızı ve güvenli şekilde gelişmesi refah düzeyini doğrudan etkileyen bir faktör. Türkiye, stratejik konumu, gelişen ekonomisi ve nüfus yapısıyla büyük bir potansiyel taşıyor. Özellikle coğrafi konumu nedeniyle ticarette önemli bir yere sahip olduğu için ulaşıma yönelik reformların büyük bir önemi ve getirisi var. Ancak diğer taraftan ulaşım sistemlerinin yoğunlaşması çevreye yönelik kaygıları beraberinde getiriyor. Amaç daha çok, daha güvenli, daha hızlı ve daha konforlu seyahat olanaklarını artırmak ve aynı zamanda bu hizmetleri en uygun maliyetle ve çevreye en az zararla yerine getirmek.

Sizi sektördeki muadillerinizden farklı kılan, tercih edilmenizi sağlayan özellikleriniz nelerdir? Ürünleriniz kullanıldığı alanlara ne gibi artı değer sağlıyor?

Dünyanın en büyük çevreci ürün portföyüne sahip olan şirketi Siemens, raylı ulaşımda da aynı paralelde geliştirdiği çözümlerle avantajlar sağlıyor. Enerji verimliliğine yönelik farklı ürünler, Siemens’in bu alandaki portföyünü zenginleştiriyor. Örneğin frenleme sırasında elde edilen enerjiyi modern depolama sistemleriyle yeniden kullanıma sunan Siemens, talep doğrultusunda bu enerjiyi yine aynı araca aktarabiliyor ya da aynı hatta çalışan ve o an başka bir lokasyonda bulunan farklı bir aracın hareket ettirilmesinde kullandırabiliyor. Araç üstü batarya ve kapasitörler, 2-2,5 kilometre boyunca aracın katenere ihtiyaç duymadan ilerleyebilmesini sağlıyor. Bu çözüm, direklere ihtiyaç duymadığı için, özellikle hattın tarihi bölgelerde görüntü kirliliği yaratmasının önüne de geçiyor. Enerji verimliliğini sağlama odaklı geliştirilen farklı ürünlerimiz de mevcut. VICOS sistemi, metro kontrol merkezinde oturan bir yetkilinin sistemi kolaylıkla yönetebilmesini sağlarken; raydaki gerilimi izin verilen limitlerde tutan ve insan sağlığına zarar vereceği noktaya ulaşmasını önleyen topraklama işini “Ray Potansiyeli Limitleme Cihazı” üstleniyor. Geri kazanım sürecini yöneten panoların üretimini de gerçekleştirerek dünyanın farklı ülkelerinde rijit katener sistemleri projeleri yapıyoruz.

150 yılı aşkın bir deneyim ve birikimin gücünü taşıyan Siemens, tüm bunları gerçekleştirirken sosyal sorumluluklarının bilinciyle, insanlığa yararlı olma, çevreyi korumaya özen gösterme ve kaynakları sorumlu biçimde kullanma dürtüsüyle hareket ediyor.

Raylı Sistemler sektöründe yaşanan zorluklar nelerdir? Türkiye’de raylı sistemler alanında kullanılan ürünler teknolojik açıdan yeterli donanıma sahip mi? Bu zorlukların aşılması için devlet kanalında ve firmalar özelinde ne gibi atılımlar yapılmalı?

Ulaşım ağının ve taşıt filosunun oluşturulması için gerekli olan yatırım maliyetlerinin yanı sıra ağlar üzerinde taşıtların hareketi sırasında oluşan işletme maliyetleri de normalin çok üstündeki değerlere ulaşıyor. Ulaşımın kalitesiz olması, hizmeti sunanlara ve kullananlara ek maliyetler yüklüyor. Örneğin ülkemizde demiryolu, denizyolu, boru hattı gibi diğer ulaşım sistemlerinin yetersiz olması nedeniyle, şehir içi ve şehirlerarası yolcu ve yük ulaşımı karayolu ağırlıklı olarak yapılıyor. Raylı sistemler için planlamada kullanılabilecek sağlıklı ve sürekli güncelleştirilen veritabanları bulunmalı. Yapılan planlama çalışmalarında, çok kısa sürede toplanan küçük boyutlardaki verilerin kullanılması hatalı uygulamalara yol açabilir. Ulaşım, özellikle de raylı sistem yatırımlarıyla ilgili kararlar, sağlıklı bir plana dayandırılarak gerçekleştirilmeli.

Siz firmanız özelinde ne tür Ar-Ge çalışmalarıyla hizmet kalitenizi yukarı çekiyorsunuz?

Siemens olarak uluslararası rekabeti ölçü alıyoruz. Ürün ve sistem araştırma-geliştirme faaliyetlerindeki teknolojik liderliğimizin yanı sıra sistem entegrasyonundaki mühendislik gücümüzü finansman yönetimi ile birleştirerek anahtar teslimi projeler üretiyoruz. Türkiye’deki çalışmalarımız için yurtdışındaki Ar-Ge laboratuarlarıyla da bağlantılarımızı sürdürüyoruz. Bu çalışmalarla her zaman, değişen koşullara ve beklentilere uygun çözümler geliştirmeyi ve uygulamayı; kara, hava ve demiryolu ulaşımında iyileştirme, geliştirme ve entegrasyona ağırlık vermeyi; aynı zamanda en ileri düzeyde trafik yönetimi sağlamayı hedefliyoruz. Kendi bünyemizde yürüttüğümüz çalışmaların yanında ilgili kuruluş, üniversite, vakıf ve şirketlerle işbirliğine giderek daha iyi, daha gelişmiş ürünler sunmayı amaçlıyoruz.

Siemens’in raylı sistemler bölümü özelinde 2013 yılı değerlendirmesini ve 2014 hedeflerinizi alabilir miyiz?

Şehirlerarası ve şehir içi yolcu taşımacılığında raylı sistem kullanımı oldukça arttı. Özellikle yüksek hızlı tren hatlarının inşa edilmesi, bu tür trenlere olan ihtiyacın da büyük oranda artacağını gösteriyor. Raylı sistem araçlarının üretimi Türkiye`de rahatlıkla gerçekleştirilebilir ve Siemens olarak Türkiye`de bu alanda da aktif olabiliriz. Yeni yapılacak hatlar için 400 kilometre hıza ulaşan, Türkiye’ye özel üretilmiş trenler de getirmek istiyoruz çünkü Siemens olarak, hızlı trenlerin ülkeye özgü araçlar olması gerektiğine inanıyoruz. Örneğin en yeni ürünlerimizden biri olan Velaro hızlı trenleri, değişik ülkelerin iklim koşulları, taşıma kapasitesi, hız taleplerine uygun olarak üretiliyor. Uzun yıllardır Türkiye ekonomisine katma değer sağlayan Siemens, uluslararası bir firma olarak bilgi birikimiyle küresel değişimin öncülüğünü yapmak için müşterilerinin yanında, sürekli çözüm ortağı olmaya devam edecek.

Siemens Turkiyeye ozel hizli tren uretecek

 

Benzer Demiryolu Haberleri

Yorum Yaz

19 / 1,966