Demiryolu Sektöründe Dışa Bağımlılık Azalıyor

Demiryolu Sektöründe Dışa Bağımlılık Azalıyor :Demiryolu tarihi, ülkemizde 160 yıllık bir geçmişe sahip. Sektörün en güçlü ismi Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları da 1924 yılından bu yana Türkiye`yi demiryollarıyla birbirine bağlıyor. TCDD Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Yıldız; “Demiryolu sektörünün dışa bağımlılığının azaltılması, ileri demiryolu sanayisinin yerli ve yabancı özel sektör işbirliği ile geliştirilmesi için önemli adımlar atılmaktadır” diyerek sektör gündeminde yer alan önemli başlıkları bizlerle paylaştı.

“Modern ve Müreffeh Türkiye Hayaline Demiryollarıyla Ulaşacağız”

TCDD Genel Müdürü Ömer Yıldız; “İnanıyoruz ki Gazi Mustafa Kemal’in modern ve müreffeh bir Türkiye hayali Cumhuriyetimizin 100. Yılını kutlayacağımız 2023 yılında gerçekleşmiş olacaktır. Bunda da en büyük pay, yine Gazi Mustafa Kemal’in, ‘Bir ülkeyi medeniyet ve refah ışıklarıyla aydınlatan kutsal bir meşale’ olarak işaret ettiği demiryollarının olacaktır” diyor.

Türkiye, son yıllarda ulaşım ve taşımacılık alanında izlediği politika doğrultusunda demiryolundan metroya, hızlı trenden tüp geçide raylı sistemlerin her aşamasında büyük bir atağa kalktı. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları da ülkenin her noktasına ağlarla ulaşma çabasının öncü kurumu olarak çalışmalarını sürdürüyor. TCDD’nin geçtiğimiz Nisan ayında göreve başlayan mühendis kökenli Genel Müdürü Ömer Yıldız, bilgi ve teknoloji odaklı vizyoner bakış açısıyla TCDD’yi ve Türk demiryollarını çok daha iyi yerlere getirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Yıldız; “2013 yılında yasalaşan demiryolunun serbestleştirilmesiyle ilgili kanunla yepyeni bir dönem başlamıştır. İlgili kanunun gereği Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğünce yapılan ikincil mevzuat çalışmaları devam etmektedir. İkincil mevzuatın tamamı yayımlandığında Demiryolu Sektörü fiilen serbestleşmiş olacaktır” diyerek sektörü iyi ve hareketli günlerin beklediğinin müjdesini verdi.

2004-2015 yılları arasında inşa edilen demiryolu hattı rakamlarına bakarsak; neler söylersiniz? 2015; hedeflere ulaşılan bir yıl mı oldu?

160 yıllık Türk demiryolu tarihine baktığımızda, bugünkü yapılanların önemini daha iyi kavrayabiliriz. Bilindiği üzere, Osmanlı döneminde yabancı şirketler eliyle inşa edilen ve işletilen yaklaşık 8 bin km demiryolu ağının yaklaşık 4.000 km’si Misak-ı Milli sınırları içerisinde kaldı. Genç Cumhuriyet, demiryolunu kalkınmanın ve modernleşmenin en önemli aracı olarak görerek demiryolu seferberliği başlattı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk “Demiryolu bir ülkenin toptan ve tüfekten daha mühim emniyet silahıdır.” diyerek yüzde 80’i doğuda olmak üzere yaklaşık 3.000 km demiryolu hattı inşa etti. 1950’li yıllara gelindiğinde bu uzunluk 3. 764 km’ye ulaştı. 1950’li yıllara kadar yolcu ve yük taşımacılığının önemli bir bölümü trenle yapılıyordu. 1950 sonrasında ise karayolu ağırlıklı ulaşım politikaları takip edildi, demiryolu sistemi rekabet şansını kaybetti. Taşıma içindeki payı yolcuda yüzde 2 ve yükte yüzde 4’e kadar düştü.

Türkiye’de 2003 yılından beri demiryolu öncelikli ulaşım politikaları izlemekte, ulaşım yatırımları içerisinde demiryolu sektörüne çok önemli kaynak ayırmaktadır. 2003-2015 yılları arasında 2015 fiyatlarıyla demiryolu sektörüne toplam 67 milyar TL ödenek aktarıldı. Bu kapsamda; yüksek hızlı ve hızlı demiryolu ağının inşası, mevcut hatların yenilenmesi, hatların elektrikli ve sinyalli hale getirilmesi, araç filosunun modernizasyonu, milli demiryolu sanayinin oluşturulması, lojistik merkezlerin yapılması, sektörün serbestleştirilmesi ve yeniden yapılandırılması ana hedefleri doğrultusunda projeler hayata geçirilmektedir. Bu süreçte, yılda ortalama 150 km olmak üzere toplam 1.805 km demiryolu inşa edildi. Ankara-İstanbul, Ankara-Konya ve Konya-Eskişehir-İstanbul hatlarında bugüne kadar yaklaşık 24 milyon yolcuya hizmet veren YHT ağı gittikçe genişlemektedir. YHT ile ulaşımda yeni bir dönem başladı. Konforlu, hızlı bir yolculuk sunan YHT’lerle kentler adeta birbirinin banliyösü haline dönüşmekte, ekonomik, sosyal ve kültürel yaşam dinamik hale gelmekte, bölgesel farklılıklar azalmaktadır.

Ankara-Sivas, Ankara-İzmir YHT ve Bursa-Bilecik, Konya- Karaman hızlı tren hatlarının inşası devam etmektedir. Ayrıca, Sivas – Erzincan, Yerköy-Kayseri, Mürşitpınar- Şanlıurfa, Nusaybin-Habur Edirne-İstanbul hızlı tren hatlarının proje çalışmaları sürdürülmektedir. Diğer taraftan, tamamlanma aşamasında olan Kars-Tiflis-Bakü Demiryolu Hattı, Marmaray ve diğer projelerle birlikte Avrupa`dan Çin`e kesintisiz demiryolu koridorunun önemli bir bölümüdür. Kars-Tiflis-Bakü demiryolu projesiyle yıllık 6,5 milyon ton yük taşıma hedefimiz vardır. Yine, Eskişehir-Antalya, Erzincan-Erzurum-Kars, Kırıkkale-Çorum-Samsun, Yerköy-Kırşehir-Aksaray-Ulukışla, Antalya-Konya-Aksaray-Nevşehir-Kayseri hızlı tren projeleri 2015 Yılı Yatırım Programına Etüt-Proje olarak alındı.

Diğer taraftan, Asya ile Avrupa kıtaları arasında kesintisiz demiryolu ulaşımı Marmaray’la gerçekleşti. Dünyanın en derin batırma tüp tüneli tekniğiyle inşa edilen Marmaray, Ayrılıkçeşme-Kazlıçeşme arasında günlük 170 bin yolcuya hizmet vermektedir. Köprü ve otoyollardan geçen araç sayısını 150 milyondan 141 milyona düşüren Marmaray`da bugüne kadar 114 milyon yolcu taşındı. Diğer ulaşım ağı ile entegre olan Marmaray tamamen devreye girdiğinde günde 1.5 milyon yolcuya hizmet verecektir. Ayrıca, mevcut altyapı ve araç filosu yenilenmekte modernize edilmektedir. 2015 yılında ise; YHT ile 5 milyon 700 bin, Marmaray’la 59 milyon 19 milyon ve konvansiyonel trenlerle 634 bin olmak üzere toplam 95 milyon 834 bin yolcu taşındı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ortaklığıyla işletilen İZBAN’da 86 milyon yolcu taşındı. 2015 yılı yük taşıma ise 26 milyon ton olarak gerçekleşti. Yatırımlar hayata geçtikçe trenin ulaşım sistemindeki etkinliği ve verimliliği artmaktadır.

Türkiye, demiryolu ve raylı sistemlerde tamamen millileşmenin yollarını arıyor. Milli demiryolu sanayisinin oluşturulmasında atılan adımlar nelerdir? Sektöre hizmet sunan firmaları yeterli buluyor musunuz?

Demiryolu sektörünün dışa bağımlılığının azaltılması, ileri demiryolu sanayisinin yerli ve yabancı özel sektör işbirliği ile geliştirilmesi için önemli adımlar atılmaktadır. Kardemir ray üretimine başladı. YHT hatlarımız için 72 metrelik ray üreten Kardemir, Ortadoğu ülkelerine de ray ihraç ediyor. Adapazarı’nda yerli tren üretiliyor. Adapazarı’nda Türkiye’de teknolojisi bulunmayan her türlü elektrikli tren dizisi ve hafif raylı araçlar ile hızlı tren setleri ve hızlı tren yolcu vagonlarının üretimini yapmak üzere Hyundai Rotem (Güney Kore) ve TCDD ortaklığıyla EUROTEM şirketi kuruldu. Nisan 2008’de faaliyete geçen fabrika Marmaray’da kullanılan metro araçlarını üretti. Şimdi ise İZBAN için demiryolu setleri üretiyor.

Çankırı’da yerli makas üretimi yapılıyor. Ülkemizde üretilmeyen her türlü konvansiyonel ve yüksek hıza uygun makasların üretimini gerçekleştirmek üzere Avusturya Voestalpine Firması, Kardemir ve TCDD’nin ortak olduğu VADEMSAŞ Çankırı’da kuruldu. Ağustos 2011’de faaliyete geçen Fabrika, on yılda 150 milyon dolar değerinde bir pazar hedefliyor. Sivas’ta yerli hızlı tren traversi başladı. Sivas’ta yüksek kapasiteli travers üretimi için TCDD`nin iştirakiyle, Türk ve İtalyan ortaklığıyla kurulan SİTAŞ üretime geçti. Erzincan’da VOSSLOH/Almanya firması tarafından ray bağlantı elemanları fabrikası kurdu. Yurt içi ihtiyacı karşıladığı gibi çok sayıda ülkeye ihracat yapıyor. Makine Kimya Endüstrisi Kurumu işbirliğinde ise demiryolu tekerlekleri üretilmesi için çalışmalar devam ediyor.

Özel sektörün yatırımlarıyla Sakarya, Konya, Ankara ve Afyon vb. yerlerde 10 adet hızlı tren travers fabrikası kurularak üretimlerine devam etmektedirler. Eskişehir lokomotif üretim üssü oldu. Eskişehir’de bulunan TÜLOMSAŞ’ta Amerikalı General Elektrikle dizel lokomotif, Güney Kore’li Hyundai Rotem işbirliğinde ise elektrikli lokomotif üretiliyor. Yolcu ve yük taşımacılığında başlattığımız modernleşme projelerinin yanı sıra yerlileşme ve millileşme çalışmalarımız da hızla sürüyor. Bu kapsamda; ilk Milli Elektrikli Lokomotif E1000, TÜLOMSAŞ’ta üretimi başarıyla gerçekleştirilmiş ve geçtiğimiz yıl raylara indirildi. TCDD, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) ve Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş. (TÜLOMSAŞ) ortaklığı ile yürütülen ve 4 yıllık yoğun çalışmanın ardından tamamlanan proje, Türkiye’nin teknoloji birikimini ve mühendislik başarısı yansıtmaktadır. Diğer taraftan, milli demiryolu sanayimizin gelişmesi ve güçlenmesi amacıyla, demiryolu araç ve ekipman alımlarında kullanılan şartnamelere % 51’inin yerli olarak üretilmesini şart koşan hükümler konuldu.

Şu an gündemi en çok meşgul eden konu; Milli Tren Projesi. Projenin geldiği aşama hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?

Ülkemizde modern demiryolu hatlarının inşası ile birlikte, yeni nesil demiryolu araçlarının özgün tasarım ve yerli teknolojiyle ülkemizde üretilmesine yönelik “Milli Tren Projesi” çalışmalarına başlandı. Özgün tasarımı ve yerli üretimi ile ilgili olarak dört ayrı çalışma grubunun yer aldığı bir “Milli Tren Çalışma Grubu” oluşturuldu.

• Yüksek Hızlı Tren Seti,

• Yeni Nesil Dizel Tren Seti (DMU),

• Yeni Nesil Elektrikli Tren Seti (EMU),

• Yeni Nesil Yük Vagonları

Bununla birlikte ülkemizin öncü kuruluşlarından; TÜLOMSAŞ, TÜVASAŞ ve TÜDEMSAŞ’ın tüm imkân ve kabiliyetleri ile çalışmaların içerisinde proje yürütücüsü olarak yer alması ve çalışmalar esnasında ülkemizin bütün dinamiklerinden istifade edilmesi benimsendi. Proje ortağı olarak; İTÜ (İstanbul Teknik Üniversitesi), Proje paydaşları olarak da TÜBİTAK, ASELSAN, Üniversiteler ile ARUS (Anadolu Raylı Ulaşım Sistemleri Kümesi) ve RSK (Eskişehir Raylı Sistemler Kümesi) seçilmiş, diğer Resmi ve Özel Kuruluşlardan da destek alınması kararlaştırıldı.

Devam eden süreçte, ihtiyaç tespiti, planlama, dizayn, projelendirme, üretim, test, onay, patent, satış sonrası hizmetler ve bakım gibi iş süreçleri ve bunların nasıl yönetileceği belirlendi. Milli Tren Projesi kapsamında üretilecek araçların asgari % 51 yerlilik oranıyla üretilmesi, yerlileştirme çalışmaları sonucunda bu oranın % 85 düzeyine kadar çıkartılması hedeflendi. Milli Yüksek Hızlı Tren, Yeni Nesil Milli EMU-DMU ve Yeni Nesil Milli Yük Vagonlarına ait Konsept Tasarım tema seçimi yapıldı. Endüstriyel-Mühendislik Tasarım süreci devam etmektedir.

Sektörün en önemli sesi olan TCDD, Türkiye’nin mevcut demiryolu ağını ve 2023 hedeflerini nasıl değerlendiriyor?

Halen, 1.213 km Yüksek Hızlı Tren ve 11.318 km konvansiyonel olmak üzere toplam 12.531 km demiryolu ağı mevcuttur. Geçen 12 yıl içerisinde 11.318 km’lik konvansiyonel hattın 9.987 km’sinin komple bakım ve yenilemesi yapılarak; tren hızları, hat kapasitesi ve kabiliyeti arttırılmış, yolcu ve yük taşımacılığı daha konforlu, güvenli ve hızlı bir hale geldi. 2003 yılında 2.505 km olan sinyalli hat uzunluğu 4.578 km’ye; 2.078 km olan elektrikli hat uzunluğu 3.748 km’ye yükseltildi. Tren ve karayolu güvenliği açısından risk oluşturan karayolu ile demiryolunun kesiştiği hemzemin geçit sayısı 4.810’dan 3.110’a düşürüldü. Mevcut hemzemin geçitlerin 1.068 adedi kontrollü hale getirildi.

Cumhuriyetin 100. Yılı olan 2023 yılında; dünyanın ilk on ekonomisi ve demiryolu sektörüne sahip ülkesi olma hedefimiz bulunmaktadır. 2023 hedefleri kapsamında; 3.500 km yüksek hızlı demiryolu, 8.500 km hızlı demiryolu ve 1.000 km konvansiyonel demiryolu olmak üzere 13.000 km demiryolu yaparak 25.000 km demiryolu uzunluğuna ulaşılması hedeflenmektedir.

Ayrıca;

• Tüm hatların yenilenmesinin tamamlanması, demiryolu taşımacılık payının; yolcuda % 10 ve yükte % 15’ e çıkarılması,

• Milli demiryolu standartlarının oluşturulması,

• Emniyet Yönetim Sistemi’nin altyapı ve işletmeciliğin her kademesinde etkin ve sürekli uygulanmasının sağlanması ve bunun sektörel kültür haline getirilmesi,

• Geliştirilen “Milli Sinyal Sisteminin” yaygınlaştırılarak marka haline getirilmesi, mevcut araçların hızlı tren hatlarına uygun hale getirilmesi,

• Her türlü demiryolu aracının ülkemizde üretilmesi, yük potansiyeli bulunan lojistik merkezleri, fabrika, sanayi, OSB ile limanlara iltisak hattı bağlantılarının artırılarak kombine ve yük taşımacılığının geliştirilmesinin sağlanması,

• Demiryolunun serbestleştirilmesi, Demiryolu Ulaşım Enstitüsü’nün kurularak faaliyete geçirilmesi,

• Milli demiryolu sanayisi ile Ar-Ge’sinin desteklenmesi ve her türlü demiryolu teknolojisinin geliştirilmesi,

• Uluslararası demiryolu koridorlarının geliştirilmesinin sağlanması

hedefleniyor.

2016 yılı beklentilerinizi öğrenebilir miyiz?

Hali hazırda yüksek hızlı, hızlı ve konvansiyonel olmak üzere toplam 3.057 kilometrelik demiryolunun inşasına devam ediyoruz. Yenilenmeyen konvansiyonel hatların bu yıl tamamı yenilenmiş olacaktır. Konvansiyonel hatların sinyalli ve elektrikli hale getirme çalışmalarına,

Ülkemizde yapılması planlanan ve 7 adedi hizmete giren lojistik merkezlerin yapımına, Demiryolları hatlarına yapılacak ek hatlar ile kapıdan kapıya taşınmasını sağlamak amacıyla OSB, üretim merkezleri ve liman bağlantıları için iltisak hatları inşasına devam edilecektir. Demiryolu Sektörünün Serbestleşmesiyle ilgili 24.04.2013 tarih ve 6461 sayılı Kanun çerçevesinde; TCDD’nin yeniden yapılandırılması ile TCDD Taşımacılık AŞ’nin tescili ve kapasite tahsisine yönelik Şebeke Bildirim çalışmaları tamamlanacaktır.

Son olarak altını çizmek ya da eklemek istediklerinizi almak isteriz.

2013 yılında yasalaşan demiryolunun serbestleştirilmesiyle ilgili kanunla yepyeni bir dönem başlamıştır. İlgili kanunun gereği Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğünce yapılan ikincil mevzuat çalışmaları devam etmektedir. İkincil mevzuatın tamamı yayımlandığında Demiryolu Sektörü fiilen serbestleşmiş olacaktır. TCDD ise söz kanuna göre TCDD Taşımacılık AŞ’nin tescili ve kapasite tahsisine yönelik Şebeke Bildirim çalışmalarını sürdürmektedir. Sürecin tamamlanarak, fiilen serbestleşmeye geçildiğinde, özel sektör kendi personeli ve trenleriyle yük ve yolcu taşımacılığı yapabilecektir.

Ayrıca;

• Demiryolu alanındaki mevcut ülke kaynağının daha verimli kullanılması sağlanacak ve atıl kapasite kullanıma açılacak,

• Tekelin kaldırılması ve sektörünün serbestleştirilmesi ile AB demiryolu mevzuatına uyum sağlanmış olacak,

• Demiryolu hizmetlerinin emniyeti artış sağlanacak,

• Demiryolu hatlarında kapasite kullanımı da artacak,

• Ortaya çıkan rekabet ile taşınan yük miktarı artacak,

• Yük ve yolcu taşımacılığı performansı daha da iyileşecek,

• Karayolu trafik sıkışıklığındaki artış hızı azalacak,

• Demiryolunun çevresel avantajları sayesinde diğer taşımacılık türlerinin çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri azalacaktır.

Diğer taraftan müşteri memnuniyetini karşılayabilmek ve daha emniyetli ve kaliteli taşımacılık yapabilmek için TCDD, TCDD Taşımacılık A.Ş, ve özel tren işletmecileri ile gelişen demiryolu sanayisinin istihdam üzerinde olumlu katkılar sağlayacaktır. İnanıyoruz ki Gazi Mustafa Kemal’in modern ve müreffeh bir Türkiye hayali Cumhuriyetimizin 100. Yılını kutlayacağımız 2023 yılında gerçekleşmiş olacaktır. Bunda da en büyük pay, yine Gazi Mustafa Kemal’in, ‘Bir ülkeyi medeniyet ve refah ışıklarıyla aydınlatan kutsal bir meşale’ olarak işaret ettiği demiryollarının olacaktır.

demiryolu-sektorunde-disa-bagimlilik-azaliyor

Benzer haberler:

Yorum Yaz

128 / 2,284