YOLDER: “Tren Kazası Gerçeklerin Işığında Değerlendirilmeli”



8 Temmuz Pazar günü akşamüzeri saatlerinde Kapıkule- İstanbul seferini yapan yolcu treninin Tekirdağ’ın Çorlu ilçesi yakınlarında beş vagonu raydan çıkarak devrilmiş, 24 vatandaşımız hayatını kaybetmiş ve çok sayıda vatandaşımız yaralanmıştır. Yaşanan bu acı olay hepimizi yasa boğmuştur. Kazanın nedenleri hakkında yapılan spekülasyonlara değinmeden önce kazada yaşamını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet, acılı ailelerine başsağlığı diliyor, yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar temenni ediyoruz.

Kazanın ardından başta sosyal medya olmak üzere çeşitli mecralarda demiryollarında güvenlik önlemleri doğal olarak gündeme gelmiş, kazanın nedenleri ve sorumluları hakkında acele ve spekülatif olduğunu düşündüğümüz yorumlar yapılmıştır. Yapılan acele yorumların demiryolları hakkında bilgi ve tecrübe sahibi olmayan kişilerce dillendirilmesi, çoğu zaman olayın siyasi mecralara çekilerek gerçeklerden uzaklaşılması kaygıyla izlediğimiz bir durumdur. Salt siyasi bir bakış açısıyla yapılan değerlendirmelerin kazanın nedenleri ve sorumlularını açığa çıkarmaktan ziyade, yanlış algılara neden olarak gerçeklerden uzaklaşmamıza hizmet edeceği açıktır. Özellikle sivil toplum kuruluşları ya da meslek odaları üzerinden yapılan açıklamaların, sürekli gerçeğin peşinde olması gereken bu kurumları yıpratacağı da unutulmamalıdır.

Uzman kişilerden alınmamış bilgilerin aceleyle paylaşılmasının neden olduğu bilgi kirliliğinden uzaklaşarak, kazanın nedenleriyle ilgili birkaç noktaya dikkat çekmek isteriz;

Olayın hemen ardından kazanın Yol Bekçisi bulundurmamaktan kaynaklandığı yönünde iddialar ortaya atılmıştır. ‘Yol Bekçisi’ sözcük anlamı itibariyle bir yerde sabit olarak bekleyen kişi değildir. Sorumluluk alanlarında (20-30 km’lik bir hat bölgesi) yaya olarak haftanın belirli günlerinde demiryolculuk tabiriyle ‘Tekerin dönmesini engelleyecek durumları gözle muayene yöntemiyle ortadan kaldırmakla’ görevli kişilerdir. Dolayısıyla yaşanan kazada yüzde 100 önleyici bir tedbir olarak değerlendirilmesi yanlıştır.

Ayrıca, Yol Bekçiliği TCDD’de tümüyle kaldırılmış değildir. 1990’lı yılların başında kamu personel politikası gereği Yol Bekçiliği unvanı iptal edilmiş yerine sayıları azalarak Yol Kontrol Memurluğu kadrosu ihdas edilmiştir. Halen de bu unvanda çalışmakta olan arkadaşlarımız bulunmaktadır. Yine Yol Kontrol İşçisi olarak çalışan personel benzer görevi yürütmektedir.

Kazanın meydana geldiği bölgede gün içinde yaşanan ve ‘mevzi yağış’ olarak adlandırılan hava olayı da teknik olarak incelenmeye muhtaçtır. Hiç şüphe yok ki, konusunda uzman bilirkişiler kazaya neden olan sebepleri tüm ayrıntıları ile inceleyecek, sorunları ve sorumluları tespit edebilmek için üzerlerine düşün görevi yerine getirecektir. Bilirkişi raporlarından önce kazanın nedenleriyle ilgili yapılacak tüm açıklamaların olayın gerçek nedenlerini tartışmamız ve çözüm yolları üretmemiz önünde en büyük engel olduğunu bir kez daha hatırlatmak isteriz.

Bu aşamada bizlere düşen görev, kamuoyunu derinden üzen kazaların hemen sonrası, toplum vicdanını biraz olsun rahatlatmak amacıyla olayın neden ve sorumluları tam tespit edilmeden kimsenin suçlu ilan edilmemesidir. Böylesi acı olayların ardından özellikle alt düzey çalışanların gözaltına alınması ve ardından tutuklanması genel-geçer bir uygulama halini almış, bir çok benzer olayda yapılan yargılama sonrası ilk tutukluların bir çoğunun beraat ettiği görülmüştür.

Son söz olarak, kazanın nedenlerini, varsa ihmali bulunanları öğrenebilmek için somut, bilimsel verileri bilirkişi raporlarıyla elde edeceğimizi, sadece gerçeklerin ışığında yapılacak tartışmaların, alınacak önlemlerin benzer acı olayları önleyebileceğini unutmadan herkesi sağduyulu olmaya davet ediyoruz.

YOLDER Yönetim Kurulu adına
Özden POLAT
Yönetim Kurulu Başkanı

Benzer Demiryolu Haberleri

Yorum Yaz

102 / 1,798